Ruhsal boşluk evrensel bir hastalıktır...
Tanrı size bir soru soruyorsa cevabını zaten biliyordur!
The Purpose-Driven Life (Amaç-Odaklı Yaşam) isimli
Bunu idrak ediyormusunuz, yeryüzünde ne için varım?
Çok akıllı birçok insanla karşılaşıyorum ve onlar
'neden problemlerimi çözemiyorum' diyorlar.
Ve çok başarılı insanlarla karşılaşıyorum,
'neden hala tatminkar hissetmiyorum' diyorlar.
Neden sahteymişim gibi hissediyorum?
Neden gerçekte olduğumdan daha fazlaymışım gibi
Tanrı size bir soru soruyorsa cevabını zaten biliyordur!
The Purpose-Driven Life (Amaç-Odaklı Yaşam) isimli
kitabı okudunuz mu bilemiyorum ama yazarı
Pastor Rick Warren'in, kitabın muazzam
satış başarısıyla birlikte kendini sorgulamaya başlamasını
ve kendi düşüncelerini paylaştığı "bana göre" çok
etkileyici konuşmasını bu yazının devamında "okuyabilirsiniz".
Ben bazı videoları arşivime eklerken metne çeviririm,
aslında kilisede papazken bir kitap yazan ve
kitabı milyonlarca satınca yaşamı değişen Rick Warren'in
21 dakikalık hayatını ve kendisini irdelediği
bu konuşma videosuda onlardan birisidir.
Okuduktan sonra dilerim ki, yeryüzünde ne için
olduğunuz konusunda kendinizi bir kaç saniye için
bile olsa sorgulayabilirsiniz. Benimle benzer düşüncede
yada Warren'le aynı dünya görüşünde olmayabilirsiniz,
bu çok normal bir sonuçtur, öte yandan isterim ki
iyi hayatın ne demek olduğu konusunda
her kimle yada herneyle aynı düşüncedeyseniz
o'nun kim ve ne olduğunu bulabilirsiniz.
o'nun kim ve ne olduğunu bulabilirsiniz.
"Sıkça bana sorulur, bilirsiniz işte kitap hakkında
seni şaşırtan nedir?
Onu yazmak zorunda olmam derdim.
Asla tasavvur edemezdim, düşündüğüm en çılgın hayallerimde
Onu yazmak zorunda olmam derdim.
Asla tasavvur edemezdim, düşündüğüm en çılgın hayallerimde
bile kendimi bir yazar olarak düşünmüyordum.
Ve bana sık sık sorulur,
Bu kadar çok insanın bunu neden okuduğunu düşünüyorsunuz?
Bu şey hala ayda yaklaşık bir milyon kopya satıyor.
Ve bence bu ruhsal boşluğun
Ve bana sık sık sorulur,
Bu kadar çok insanın bunu neden okuduğunu düşünüyorsunuz?
Bu şey hala ayda yaklaşık bir milyon kopya satıyor.
Ve bence bu ruhsal boşluğun
bir evrensel hastalık olmasından dolayıdır.
Bir noktada içten düşünüyorum, başımızı
yastığa koyuyoruz ve devam ediyoruz.
'Daha fazlası olmak zorunda bu hayatta.'
Sabah kalkıyoruz işe gidiyoruz, eve dönüyoruz ve
Sabah kalkıyoruz işe gidiyoruz, eve dönüyoruz ve
tv seyrediyoruz, yatıyoruz, sabah kalkıyoruz, işe gidiyoruz,
eve dönüyoruz, tv seyrediyoruz, yatıyoruz,
haftasonları partilere gidiyoruz...
Birçok insan 'yaşıyorum' der. Hayır, yaşamıyorsunuz,
sadece varsınız. Sadece varsınız!
Bu içsel arzunun varolduğunu gerçekten düşünüyorum.
İsa'nın söylediği şeye tam olarak inanıyorum,
Birçok insan 'yaşıyorum' der. Hayır, yaşamıyorsunuz,
sadece varsınız. Sadece varsınız!
Bu içsel arzunun varolduğunu gerçekten düşünüyorum.
İsa'nın söylediği şeye tam olarak inanıyorum,
sizlerin bir tesadüf olmadığınıza inanıyorum.
Ebeveynleriniz sizi planlamamış olabilirler
ama Tanrı'nın sizi planladığına inanıyorum.
ama Tanrı'nın sizi planladığına inanıyorum.
Kazaen ebeveynler olduğunu biliyorum, buna hiç şüphe yok.
Kazaen çocuklar olduğunu sanmıyorum.
Ve sizin önemli olduğunuzu düşünüyorum.
Tanrı nezdinizde önemli olduğunuzu düşünüyorum,
Bu evren için önemli olduğunuzu düşünüyorum.
Ve yaşamanın hayatta kalma seviyesi,
yaşamanın başarı seviyesi olarak adlandırdığım şeyle
yaşamanın başarı seviyesi olarak adlandırdığım şeyle
yaşamanın önem seviyesi arasında
fark olduğunu düşünüyorum.
fark olduğunu düşünüyorum.
Bunu idrak ediyormusunuz, yeryüzünde ne için varım?
Çok akıllı birçok insanla karşılaşıyorum ve onlar
'neden problemlerimi çözemiyorum' diyorlar.
Ve çok başarılı insanlarla karşılaşıyorum,
'neden hala tatminkar hissetmiyorum' diyorlar.
Neden sahteymişim gibi hissediyorum?
Neden gerçekte olduğumdan daha fazlaymışım gibi
davranmak zorunda hissediyorum?
Sanırım bu önemli amaç sahibi olma meselesine geliyor.
Sanırım bu mesele neden buradayım,
Sanırım bu mesele neden buradayım,
ne yapmak için buradayım, nereye gidiyorum
sorusu ile sonuçlanmakta.
Bunlar dini meseleler değil, bunlar insani meseleler.
Bir papaz olarak bir çok tuhaf tip görüyorum.
sorusu ile sonuçlanmakta.
Bunlar dini meseleler değil, bunlar insani meseleler.
Bir papaz olarak bir çok tuhaf tip görüyorum.
Ve hayatın her alanında tuhaf tipler olduğunu öğrendim...

Bu kitap son 3 yılın en çok satan kitabı olduğunda

Bu kitap son 3 yılın en çok satan kitabı olduğunda
kendime ait ufak bir kriz yaşadım.
Buda 'bu başarının amacı neydi ki?' düşüncesiydi.
Çünkü hayatıma muazzam miktarda para getirdi.
Dünyada en çok satan kitap yazdığınızda bu tonlarca
ve tonlarca paradır. Ve çok fazla dikkat çekti,
ki bunların hiçbirini ben istememiştim.
Kiliseye başladığımda 25 yaşındaydım.
Ünlü olmak istemiyordum, bu bana göre değildi.
Kitap birdenbire çok para getirdi ve çok dikkat celbetti.
Sanmıyorum, şimdi bu bir dünya görüşü ve size
Sanmıyorum, şimdi bu bir dünya görüşü ve size
söyleyeceğim, herkesin bir dünya görüşü vardır.
Herkes birşeyler için hayatı üzerine iddiaya giriyor.
Hayatınızı birşeyin üzerinde öne sürüyorsunuz.
İddia ettiğiniz şeyin ne olduğunu ve hayatınızı neden
onun üzerine iddia ettiğinizi bilseniz iyi olur.
Yani herkes kendi hayatını birşey üzerinde öne sürüyor.
Ve ben ne zaman iddiaya girsem ona inanırım,
ki ben bir iddiaya girdim ve İsa'nın söylediği kişi olduğuna
inandım ama bunu herkesde yapar
ben çoğulcu topluma inanırım, herkes birşey üzerine oynuyor.
Ve kiliseye başladığımda, şimdi kitabın yapmakta
olduğunu yapmak için bir planım yoktu.
Daha sonra bu kitabı yazdığımda ve birden o çok ünlü
olduğunda şunu söylemeye başladım 'şimdi bunun amacı ne?'
Çünkü azönce söylediğim gibi şahsınıza para yada ün verildiğini
samıyorum asla egonuz için değil. Buna inanmıyorum.
Ve yazdığınız kitapda daha ilk cümleniz,
'bu senin hakkında değil' ise ve daha sonra
birden tarihte en çok satan kitap olduysa
şunu idrak etmelisiniz
'sanırım bu benim hakkımda değil!'
Anlaması çok kolay aslında.
Peki bu ne için oldu?
Ve servet/etki koruyuculuğu olarak adlandırdığım şey
hakkında düşünmeye başladım. İnanıyorum ki liderlik
koruyuculuk sorumluluktur.
Herhangi bir alanda liderseniz, sporda sanatta politikada
herhangi bir alanda, ona sahip değilsinizdir,
onun hizmetkarısınızdır. Örneğin bu benim
doğaya korumaya inanma sebebimdir.
Bu benim gezegenim değil. Doğmadan önce benim değildi.
Öldükten sonra benim olmayacak.
Sadece 80 yıl burada olacağım hepsi bu.
Dünya görüşümüzün ne olduğunu bilmeliyiz.
Problem çoğu insanın asla etraflıca oturup düşünmemesidir.
Gerçekten asla onu kodifiye etmiyorlar.
'Bu benim inandığım şey, buda inandığım şeye
neden inandığımdır' diyemiyorlar.
İnandığımız şey davranışımızı belirler ve davranışımız
bizim hayatta neye dönüştüğümüzü belirler.
Neye inadığınız fark yapar!
Ve iyi hayatın, aslında iyi görünmek olduğunu düşünüyoruz,
iyi görünmek, iyi hissetmek ve iyi şeylere sahip olmak.
Ama bu iyi hayat değildir.
Herzaman bunlara sahip insanlarla tanışırım
ve illaki de mutlu değildirler. Para aslında sizi
mutlu yapsaydı o zaman dünyadaki en zengin insanların
en mutluları olmaları gerekirdi.
Ve bildiğim, kişisel olarak, bunun doğru olmadığıdır.
İyi bir hayat; iyi görünmek, iyi hissetmek ve
iyilere sahip olmak demek değildir.
İyi bir hayat iyi birisi olmak ve iyilik yapmak demektir.
Hayatınızı vermek. Hayattaki anlam statüden gelmez,
(çünkü herzaman sizden daha fazlasına sahip olan birisini bulursunuz)
seksten gelmez, maaştan gelmez, hizmet etmekten gelir.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektir.
Tanrı tarafından bu şekilde donatıldığımıza inanıyorum.
Sonra kitabın getirdiği ünle neler yapabilirim diye düşündüm.
Ve bir papaz olarak İncil'i okumaya başladım.
Psalm 72 diye bir bölüm var İncil'de, bu duayı okuduğunuzda
inanılmaz bencil ve ben merkezci gelir kulağınıza.
Şöyle demiş gibi gelir kulağınıza 'Tanrım beni ünlü yapmanı,
beni nüfus, iktidar sahibi yapmanı istiyorum.'
Dua ettiği şey budur. Çok bencilce görünür.
Tabi tüm Psalmı sonuna dek okuyana kadar...
Ve daha sonra der ki 'böylece kral, dul ve
yetimle ilgilenebilsin, dara düşmüşü desteklesin, savunmasızı
savunsun, hasta ile ilgilensin, yoksula yardım edebilsin.'
Esas amaç nüfus sahibi olmayanlar için korkusuzca konuşmaktı.
Nüfusun amacı kendi egonuzu inşa etmek için değildir
veya kendi değerinizi.
Tanrının siz siz olduğunuz zaman gülümsediğini biliyormuydunuz?
Bazı insanlar Tanrının sadece ruhsal şeyler yaptığınız zaman
'heyecanlandığı yanlış fikrine' sahiptir,
kiliseye gitmek yada yoksula yardım etmek gibi.
Meselenin özü, Tanrı sizin siz
olduğunuz zaman zevk alır. Neden?
Sizi O meydana getirdi. Ve yapmak için meydana
getirildiğiniz şeyi yaptığınızda, O der ki ;
'İşte benim oğlum / kızım.
Sana verdiğim yeteneği ve beceriyi kullanıyorsun...'
Böylece size tavsiyem, elinizde olana bakmanızdır.
Kimliğinize, etkinize, gelirinize ve şöyle deyin
'bu benimle ilgili değil,
bu dünyayı daha iyi yer yapmamla ilgilidir.' "
Warren'in bu konuşmasında dikkatin
dinsel öğelere kaymaması ve polemik olmaması
açısından yazıdan o bölümleri çıkardım.
Benim ilgilendiğim onun dini/siyasi görüşü değil
hayata bakış açısı ve sevgiyi paylaşma şeklidir.
Ve hepimizin bildiği gibi sevgi evrenseldir...
Sevgimle, sağlıcakla ve hoş kalınız.

























Şems ve Mevlana "dostluğu" şahane...