Bu hafta okuduğum kitap, dergi ve yazıların içinden ...

"Zaman beni sürükleyen bir nehir, ama nehir benim;
Beni parçalayan bir kaplan, ama kaplan benim.
Beni tüketen bir ateş, ama ateş benim.
Evren, ne yazık ki, gerçek;
Ben, ne yazık ki, Borges’im."
Jorge Luis Borges
"Bir evdeki eşyaların düzenlenişi,
o evde yaşayanın kafa yapısına dair önemli ipuçları verir;
bu eşyalar adeta o karaktere dair sözsüz ve eylemsiz hazinelerdir."
Alain de Botton
"Ben öküzden korkarım çünkü onun silahı var ama aklı yok."
İbni Sina
"Eskiden gerçek olmadığını düşündüğüm şeyler, şimdi bana,
bazı açılardan, bir zamanlar gerçek olduğunu sandığım ama
artık gerçek gibi görünmeyen şeylerden daha gerçek geliyor."
Fred Alan Wolf
"Bilgeler sürekli yağmur boşanırken sokaktaki kalabalığa
evlerinize girin de ıslanmayın diye bağırırlar.
Sesleri duyulmazsa sokağa çıkıp herkesle birlikte
boşu boşuna ıslanmazlar;
başkalarını budalalıktan kurtaramayınca
evlerinde oturup kendilerini korurlar tek başlarına."
Platon
"İki insan ayrılırken şefkatli konuşan taraf aşık olmayan taraftır."
Proust
“Öyle kişiler vardır ki hangi alanda olursa olsun,
mutluluğa ermiş bir rakibi ile karşılaştıkları zaman,
onda olan bütün iyi şeylere sırt çevirir,
evlerinde oturup kendilerini korurlar tek başlarına."
Platon
"İki insan ayrılırken şefkatli konuşan taraf aşık olmayan taraftır."
Proust
“Öyle kişiler vardır ki hangi alanda olursa olsun,
mutluluğa ermiş bir rakibi ile karşılaştıkları zaman,
onda olan bütün iyi şeylere sırt çevirir,
sadece onun kötü şeylerini görürler.
Ama öyle kişiler de vardır ki, tam tersine, bu mutlu rakipte,
her şeyden çok, kendilerini yenilgiye uğratan
Ama öyle kişiler de vardır ki, tam tersine, bu mutlu rakipte,
her şeyden çok, kendilerini yenilgiye uğratan
üstünlüklerini bulmak ister
ve gönülleri yana yana, onda sadece iyi şeyler ararlar.”
Anna Karenina, Tolstoy
"Herşey güzel giderken bazı şeyleri
ve gönülleri yana yana, onda sadece iyi şeyler ararlar.”
Anna Karenina, Tolstoy
"Herşey güzel giderken bazı şeyleri
görmezden gelmemiz normal belki de.
Eğer bir araba gayet iyi çalışıyorsa,
onun o karmaşık işleyişini öğrenmemize ne gerek var?"
Alain de Botton
"İnsanların arasına dönmeliyim, sıcağı ve güneşi bulmalıyım,
neşeyi, kalabalığı, gürültüyü; bana çektirdikleri sıkıntıları,
acılar ne olursa olsun, onlar insanlığın soluğu."
Gao Xingjian
"...nişanlılığı, "evlenme cesareti olmayanların
onun o karmaşık işleyişini öğrenmemize ne gerek var?"
Alain de Botton
"İnsanların arasına dönmeliyim, sıcağı ve güneşi bulmalıyım,
neşeyi, kalabalığı, gürültüyü; bana çektirdikleri sıkıntıları,
acılar ne olursa olsun, onlar insanlığın soluğu."
Gao Xingjian
"...nişanlılığı, "evlenme cesareti olmayanların
bulduğu olağanüstü kaçamak"
ya da "birbirlerine en ufak bir yakınlık duymayan,
ama eninde sonunda anlaşacaklarına inanılan iki güvercini
küçük bir kafese kapatan güvercin satıcılar"na
öykünen dar görüşlü ebeveynlerin stratejisi gibi görüyorsunuz."
Monique Charles
"Elim yaşamımı bağlayabileceğim değerlere uzanmış olarak
felsefeye geldim.Yaşamımın, yüreğin çarpıntılarıyla olduğu
kadar aklın ölçüsüyle de uyumlu olabilmesi için."
Monique Charles
"Yolculuğun, bütün ruhsal süreçler gibi seni henüz tanımadığın
birisi ile karşılaştıracaktır. Bunun ne zaman gerçekleşeceğini,
hatta gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilemezsin.
Ama karşına çıkacak Yüz'ü tanımadığın gibi,
ne kurallar koyabilir,
ya da "birbirlerine en ufak bir yakınlık duymayan,
ama eninde sonunda anlaşacaklarına inanılan iki güvercini
küçük bir kafese kapatan güvercin satıcılar"na
öykünen dar görüşlü ebeveynlerin stratejisi gibi görüyorsunuz."
Monique Charles
"Elim yaşamımı bağlayabileceğim değerlere uzanmış olarak
felsefeye geldim.Yaşamımın, yüreğin çarpıntılarıyla olduğu
kadar aklın ölçüsüyle de uyumlu olabilmesi için."
Monique Charles
"Yolculuğun, bütün ruhsal süreçler gibi seni henüz tanımadığın
birisi ile karşılaştıracaktır. Bunun ne zaman gerçekleşeceğini,
hatta gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilemezsin.
Ama karşına çıkacak Yüz'ü tanımadığın gibi,
ne kurallar koyabilir,
ne önceden belirlenmiş bir randevu verebilirsin."
Susanna Tamara
"Yüreğinin bir müzik aleti olduğunu hayal et.
Alışkanlıkla sürekli dokunduğumuz bazı telleri vardır:
hüzün,neşe,öfke,acı,özlem,aşk gibi. Ve bir de daha gizli,
daha derinlerde ve genellikle keşfetmesi zor bir noktada
öyle bir tel vardır ki, onun titreşimi bütün öteki tellerin
sesini daha uyumlu ve güçlü kılar."
Susanna Tamara
"Bizim kardeş beyinlerimiz vardı; yarım sözcükler, yarım cümlelerle,
yalnızca hareketlerle birbirimize çok şey anlatabiliyorduk."
Nietzsche
“Bence insan ne olduğunu bilmekte dikkatli olmalı;
iyi tarafını da, kötü tarafını da aynı titizlikle ortaya çıkarmalıdır.
Eğer ben kendimi iyi ve olgun görseydim, bunu bağıra bağıra söylerdim.
Kendini olduğundan az göstermek, tevazu değil, budalalıktır;
kendine değerinden az paha biçmek korkaklıktır, pısırıklıktır.
Aristoteles'e göre, hiçbir iyilik sahtelikle bir arada gitmez;
doğru hiçbir zaman yanlışa yer vermez.
Kendini olduğundan fazla göstermek de,
çok defa gururdan değil budalalıktandır. Bence bu kendini
beğenme illetinin esası, kendinden pek fazla hoşlanmak,
kendi kendine hayâsızca âşık olmaktır. Bunun en iyi devası kendinden
söz etmeyi yasaklayan ve böylece bizi kendimiz üzerinde
düşünmekten büsbütün alıkoyanların dediklerinin tam tersini yapmaktır.
Gurur insanın düşüncesindedir;
söze dökülen onun pek küçük bir parçasıdır.”
Denemeler, Montaigne
Susanna Tamara
"Yüreğinin bir müzik aleti olduğunu hayal et.
Alışkanlıkla sürekli dokunduğumuz bazı telleri vardır:
hüzün,neşe,öfke,acı,özlem,aşk gibi. Ve bir de daha gizli,
daha derinlerde ve genellikle keşfetmesi zor bir noktada
öyle bir tel vardır ki, onun titreşimi bütün öteki tellerin
sesini daha uyumlu ve güçlü kılar."
Susanna Tamara
"Bizim kardeş beyinlerimiz vardı; yarım sözcükler, yarım cümlelerle,
yalnızca hareketlerle birbirimize çok şey anlatabiliyorduk."
Nietzsche
“Bence insan ne olduğunu bilmekte dikkatli olmalı;
iyi tarafını da, kötü tarafını da aynı titizlikle ortaya çıkarmalıdır.
Eğer ben kendimi iyi ve olgun görseydim, bunu bağıra bağıra söylerdim.
Kendini olduğundan az göstermek, tevazu değil, budalalıktır;
kendine değerinden az paha biçmek korkaklıktır, pısırıklıktır.
Aristoteles'e göre, hiçbir iyilik sahtelikle bir arada gitmez;
doğru hiçbir zaman yanlışa yer vermez.
Kendini olduğundan fazla göstermek de,
çok defa gururdan değil budalalıktandır. Bence bu kendini
beğenme illetinin esası, kendinden pek fazla hoşlanmak,
kendi kendine hayâsızca âşık olmaktır. Bunun en iyi devası kendinden
söz etmeyi yasaklayan ve böylece bizi kendimiz üzerinde
düşünmekten büsbütün alıkoyanların dediklerinin tam tersini yapmaktır.
Gurur insanın düşüncesindedir;
söze dökülen onun pek küçük bir parçasıdır.”
Denemeler, Montaigne
"Hatırlamak başka, bilmek başkadır.
Hatırlamak yalnız belleğe saklanması için
verilmiş bir şeyin muhafaza edilmesidir.
Bilmek ise her şeyi kendinizin bir parçası yapmak demektir."
Seneca
"Yaşamınızın kontrolü sizde değil!
Öyle olduğunu düşünebilirsiniz, ama yanılıyorsunuz.
Elbette ki kendi kararlarınızı kendiniz vermekte özgürsünüz.
Sandalyeye oturmaya devam edebilirsiniz.
Ya da gözlerinizi oymak gibi çılgınca bir şey yapabilirsiniz.
Ne isterseniz yapabilirsiniz.
Ama sorun şurada: Ne isteyeceğinizi kontrol edemezsiniz.
Her davranışınızı önceden belirleyen arzularınız ruhunuzun
o kadar derinlerine işlemiştir ki, onlara dikkat bile etmezsiniz.
Ve bu da sizi mükemmel bir köle yapar.
Bu nedenle, hayatınızı yaşamaya devam edin.
Ne isterseniz yapın.
Sadece isteklerinizin tümüyle sizin kontrolünüzde olmadığı gerçeği
üzerine kafanızı çok fazla yormamaya çalışın."
Adam Fawer / Empati
Bilmek ise her şeyi kendinizin bir parçası yapmak demektir."
Seneca
"Yaşamınızın kontrolü sizde değil!
Öyle olduğunu düşünebilirsiniz, ama yanılıyorsunuz.
Elbette ki kendi kararlarınızı kendiniz vermekte özgürsünüz.
Sandalyeye oturmaya devam edebilirsiniz.
Ya da gözlerinizi oymak gibi çılgınca bir şey yapabilirsiniz.
Ne isterseniz yapabilirsiniz.
Ama sorun şurada: Ne isteyeceğinizi kontrol edemezsiniz.
Her davranışınızı önceden belirleyen arzularınız ruhunuzun
o kadar derinlerine işlemiştir ki, onlara dikkat bile etmezsiniz.
Ve bu da sizi mükemmel bir köle yapar.
Bu nedenle, hayatınızı yaşamaya devam edin.
Ne isterseniz yapın.
Sadece isteklerinizin tümüyle sizin kontrolünüzde olmadığı gerçeği
üzerine kafanızı çok fazla yormamaya çalışın."
Adam Fawer / Empati
"Düz bir yolda yürüyor olsaydın, tüm ilerleme isteğine rağmen
hala gerisin geriye gitseydin, o zaman bu çaresiz bir durum olurdu;
ama sen dik, senin de aşağıdan gördüğün gibi dik bir yamacı
tırmandığına göre, adımlarının geriye doğru kayması,
bulunduğun yerin durumundan ileri gelebilir,
o zaman da umutsuzluğa kapılmana gerek yoktur."
Franz Kafka
"İnsanlar dehanın gücü altında ezilirler, ona karşı kin duyarlar,
paylaşmaksızın aldığı için onun aleyhine iftiralar ederler;
ama eğer deha direnirse insanlar eğilirler.
Şu kadarla anlatayım:
İnsanlar dehayı çamur altına gömmeyi başaramazlarsa
ona diz çöküp taparlar..."
M. Vautrin
"'Rüyalar gerçekleşir mi' diye sordu.
'Benimkilerin bazıları gerçekleşir' dedi yaşlı adam.
'Bazıları, hepsi değil; ve nadir olarak da içlerinden biri
hemen ya da daha hayâl edilirken gerçekleşir' "
J.Tolkien
"Senin için bir değer taşıyorsam,
senin için bir ayna oluşturuyorum da ondan;
içimde bir şey var, sana yanıt veriyor, seni anlıyor.
Aslında bütün insanların birbirleri için
içimde bir şey var, sana yanıt veriyor, seni anlıyor.
Aslında bütün insanların birbirleri için
bu tür aynalar oluşturması, birbirlerine böyle
yanıt vermeleri ve uyum göstermeleri gerekir."
Hermann Hesse
“İnsan pek mecnundur. Bir sinek kurdunu nasıl yaratacağını bilmez,
ama gider düzineyle Tanrı yaratır.”
Montaigne
"Gazete okumak denilen iğrenç, tensel edim sayesinde son yirmidört saat
içinde dünyamızda gerçekleşen felaketler, talihsizlikler, savaşlar,
cinayetler, grevler, iflaslar, yangınlar, zehirlenmeler, intiharlar,
boşanmalar ve bir de devlet adamlarının ve oyuncuların abartılı duyguları,
hiçbir şeyi umursamayan bizler için, bir sabah keyfine dönüşüyor
ve biz bütün bunları, belki biraz abartılı bir heyecanla,
tavsiye üzerine sabahları içtiğimiz birkaç yudum
sütlü kahveyle birlikte hazmediyoruz."
Alain de Botton
"1962'nin güneşli Mart sabahlarından birinde Hannah Arendt'i
taşıyan bir taksi Central Park'a doğru hızlanırken bir kamyonla çarpıştı.
Gözlerini ambulansta açan Arendt kollarını ve bacaklarını hareket ettirdi,
gözlerini yuvarladı, tarihleri, şiir mısralarını ve telefon numaralarını sayarak
hafızasını test etti. Daha sonra yakın arkadaşı Mary McCarthy'ye
olayı şöyle aktarmıştır:
"kısa bir süreliğine yaşam ya da ölüm kararının
bana bağlı olduğunu düşündüm."
Eugene McCarraher (2006)
"İletişimde açıklık ve berraklık çoğu zaman takdir edilse de
zor anlaşılan insanların yada şeylerin bize garip bir şekilde
cazip göründüklerini unutmamamız gerekir."
Alain de Botton
"Van Gogh'un zeytin ağaçları gibi eğilip büküldüğü
sözcüklerin karmaşasına bir son verdim.
Ruhumda ve bilincimde artık tek başıma değildim."
Monique Charles
● ◎
Hermann Hesse
“İnsan pek mecnundur. Bir sinek kurdunu nasıl yaratacağını bilmez,
ama gider düzineyle Tanrı yaratır.”
Montaigne
"Gazete okumak denilen iğrenç, tensel edim sayesinde son yirmidört saat
içinde dünyamızda gerçekleşen felaketler, talihsizlikler, savaşlar,
cinayetler, grevler, iflaslar, yangınlar, zehirlenmeler, intiharlar,
boşanmalar ve bir de devlet adamlarının ve oyuncuların abartılı duyguları,
hiçbir şeyi umursamayan bizler için, bir sabah keyfine dönüşüyor
ve biz bütün bunları, belki biraz abartılı bir heyecanla,
tavsiye üzerine sabahları içtiğimiz birkaç yudum
sütlü kahveyle birlikte hazmediyoruz."
Alain de Botton
"1962'nin güneşli Mart sabahlarından birinde Hannah Arendt'i
taşıyan bir taksi Central Park'a doğru hızlanırken bir kamyonla çarpıştı.
Gözlerini ambulansta açan Arendt kollarını ve bacaklarını hareket ettirdi,
gözlerini yuvarladı, tarihleri, şiir mısralarını ve telefon numaralarını sayarak
hafızasını test etti. Daha sonra yakın arkadaşı Mary McCarthy'ye
olayı şöyle aktarmıştır:
"kısa bir süreliğine yaşam ya da ölüm kararının
bana bağlı olduğunu düşündüm."
Eugene McCarraher (2006)
"İletişimde açıklık ve berraklık çoğu zaman takdir edilse de
zor anlaşılan insanların yada şeylerin bize garip bir şekilde
cazip göründüklerini unutmamamız gerekir."
Alain de Botton
"Van Gogh'un zeytin ağaçları gibi eğilip büküldüğü
sözcüklerin karmaşasına bir son verdim.
Ruhumda ve bilincimde artık tek başıma değildim."
Monique Charles
● ◎
Manastırın baş rahibesi mutlu bir ruh halinde uyandı,
giyindi ve manastırda gezinmeye başladı.
“Günaydın Rahibe Augusta. Tanrı seni korusun.
Halinden memnun musun?”
“Evet, efendim, ama ne üzücü ki siz bu sabah
yatağın ters tarafından kalkmışsınız.”
Baş Rahibe bu yorumu görmezlikten gelip yoluna devam etti
giyindi ve manastırda gezinmeye başladı.
“Günaydın Rahibe Augusta. Tanrı seni korusun.
Halinden memnun musun?”
“Evet, efendim, ama ne üzücü ki siz bu sabah
yatağın ters tarafından kalkmışsınız.”
Baş Rahibe bu yorumu görmezlikten gelip yoluna devam etti
ve başka bir rahibeyle karşılaştı.
“Günaydın rahibe Georgina, iyi görünüyorsun.”
“Evet efendim.
Ama maalesef siz yatağın ters tarafından kalkmışsınız.”
Baş Rahibe, kafası iyice karışmış bir halde bu kez
toy bir rahibeyle karşılaştı,
“Söyle bana yavrum,
sence de mi yatağın ters tarafından kalkmış gibi görünüyorum?”
“Korkarım öyle efendim.”
“Ama, neden?
Size de kuşlar kadar mutlu ve keyifli görünmüyor muyum?”
“Evet efendim ama Peder Vincenzo’nun terliklerini giymişsiniz.”
“Günaydın rahibe Georgina, iyi görünüyorsun.”
“Evet efendim.
Ama maalesef siz yatağın ters tarafından kalkmışsınız.”
Baş Rahibe, kafası iyice karışmış bir halde bu kez
toy bir rahibeyle karşılaştı,
“Söyle bana yavrum,
sence de mi yatağın ters tarafından kalkmış gibi görünüyorum?”
“Korkarım öyle efendim.”
“Ama, neden?
Size de kuşlar kadar mutlu ve keyifli görünmüyor muyum?”
“Evet efendim ama Peder Vincenzo’nun terliklerini giymişsiniz.”
(:



























