hülya konar'ın kişisel değişim ve gelişim, kariyer, iş hayatı, insan ilişkileri konusunda bilgi, kişisel tecrübe ve gözlemlerini paylaştığı web günlüğü. hülyaca ❤: Aralık 2007

hülya konar



bu bilgiler 08.08.2010 tarihinde güncellenmiştir.


Beyni yarı akademik yarı spirütüel ℓ♥√ع çalışan,
İzmir' li ve ><((((º> balık burcu olan,
kalp, ruh, beden üçlemesinin insan yaşamında
dengeli olması gerektiğine inanan,
psikoloji, sufizm, tasavvuf, felsefe, kişisel değişim konularında okuyup yazan,
hem genel hemde iş hayatında mutluluk + güleryüz + huzura tapan,
kurumsal mobbing'e feci savaş açan,
özellikle "overqualified" konusunda "gönüllü" mağdur destekçisi olan,

pilates, yoga ve raja y.meditasyon yapmayı seven,
uykuya günde en fazla 5 saatini ayıran,
sabahları en geç saat 06:00'da ayakta olan,
gökyüzüne aşık olan, bazen böyle kuşları görünce,
"benim kanatlarım olsa hiç yer'de yürür müydüm acaba" diye düşünen,
denizin kokusundan ve onun uçsuz bucaksızlığını izlemekten
çok keyif alan, kahve içmeyi, dostlarla sohbet etmeyi seven,
portre ve kompozisyonlu fotoğraf çekmekten mutlu olan,
puzzle yaparken dünyayla ilişiği kesilen,
güneşi kendinin bir parçası gibi düşünen,
bu yüzden çoğu yerde profil resmi
olarak kullandığı özel bir güneşi olan,

5 yaşında okul hayatı başlayan,
istanbul yeni levent lisesi'nde okurken haylazlığı yüzünden,
babası tarafından Kütahya' ya teyzesinin yanına gönderilip
liseye 2.sınıftan itibaren Kütahya'da devam eden,
büyüyünce ingilizce öğretmeni olmaya karar veren,
öğretmenleri dahil herkesin edebiyat bölümünde okuduğu için
"bu bölümü kazanamazsın şansın yok" demesine aldırmayıp
birde üstüne inatlaşıp öss'de sadece 3 tercih yapıp
Uludağ Üniversitesi Eğ.Fak.İngilizce Öğretmenliği Bölümü' nü kazanan,

üniversiteye başladığı ilk yıldan itibaren hem okuyup hem çalışan,
birde haftasonları İstanbul'a gelip İ.T.Ü. Konservatuar'da
6 ay süren drama ve tiyatro eğitimine devam eden,
3 yıl Turkcell bünyesinde çalışıp,
2 yılda Telsim'de (Obdan A.Ş.Bursa Mağaza Müd.) görev yaptıktan,
okulu da bittikten sonra, düşünüp taşınıp kendisini
o şehire bağlayan birşey olmadığına karar verip
aşığı olduğu İstanbul'a 2002 yılında geri gelen,

gelir gelmez Kıbrıs Jasmine Court Otel Halkla İlişkiler Bölümü'nde
hatırlı bir pozisyonda çalışmak üzere ikna edilip Kıbrıs'a giden
ancak tüm iyi şartlara rağmen, kendisini bir türlü iyi hissetmediği
hatta bu durumuna kendi kendisine "ada fobisi" teşhisi koyup
3 ay sonra izin isteyip İstanbul'a dönen,

düzgün konuşma ve diksiyon konusunda kendisini
geliştirmek için, Gülgun Feyman, Tuna Huş, Orhan Ertanhan' dan
oluşan eğitici kadrosundan 160 saatlik
"Diksiyon, Güzel Konuşma ve Spikerlik Eğitimi" alan,
O dönemde eğiticilerin kendisini şuan reytingi yüksek
tv kanallarında çalışması için refere etmek
istemelerine rağmen "artist" olmak istemeyen,

Aralık 2002' de İtalya Menarini Group' un
Türkiye' de ki ismi olan İ.E.Ulagay İlaç A.Ş.' de
satış departmanında işe başlayıp, aldığı onlarca
medikal bilgi eğitimlerini ve kendisine verilen
ödülleri, dereceleri, başarı belgelerini hayatının arşivine koyan,

teklif edilen terfi seçeneklerini "benim derdim öyle müdür olmak değil,
ben başka birşey yapmak istiyorum ama o da burada mümkün değil
"
deyip reddeden Ağustos 2009' da "p. spesiyalist kartvizitini",
sevdiği arabasının ve tüm imkanlarının anahtarını
masanın üzerine koyup "ben gitmek istiyorum" diyen,
hem yaş hem de tecrübe olarak
kendisini büyüten 7 yıl çalıştığı firmasıyla
ve sağlık sektörüyle yollarını ayıran,

tabi bunu yapmadan önceki son 3 senesini NLP*
ve koçluk konularında eğitim almaya adayan,
2008 yılında NLP Pratisyeni,
Ocak 2009 tarihinde NLP Master Terapisti
ünvanını kullanmaya hak kazanan,
*Neuro Linguistic Programming

yine 2008 yılında "Yaşam Koçluğu Eğitimi"ni
tamamlayıp, 2009 yılında "Advanced Coaching Skills Eğitimi"ni
ve sertifikasını da üzerlerine ekleyen,
firmada hala sürdürdüğü görevini bu konuda "staj" olarak
değerlendiren ve bu yüzden yaklaşık 1 yıl istifasını geciktiren,

firmadan ayrıldıktan sonra zaten kendi eğitmeni olan ve
bu süreçte hiç bağlarını koparmadığı ve
kendisine şükran borçlu olduğunu heryerde, herzaman dile getiren
international NLP Trainer Gülay Kışlak' la
international Coaching Academy bünyesinde

NLP Master Terapisti (Koçluk dahil)
Yönetici ve İş Koçu (Kurumsal)
NLP ile 21 günde İngilizce Eğitim Uzmanı (Grup-Gramer)
Pilates Eğitmeni (Kurumsal-Outdoor)

olarak çalışmaya başlayan,

Kişisel Değişim ve Gelişimi Destekleyen Eğitimlerden;

Topluluk Önünde Konuşma ve Diksiyon Kontrolü
Beden Dilini Etkin Kullanma
Kurumsal Çalışma Ortamlarında Çalışan ve Yönetici Ortaklığı
İletişim Çözümleri
İ.K.Sorumlusu İşe Alım/Mülakat Sürecini Yönetme Becerisi
Takım Çalışmasında Etkin EQ Kullanım Yetkinliği

konularında kurumsal grup eğitimleri veren,

ayrıca Fatih Öncü' yle başlayıp Gülay Kışlak' la ilerletilen
"AB Hibe Fonları için Proje Geliştirme Eğitimini" tamamlayıp
Eylül-Ekim-Kasım 2009 tarihleri arasında indigo Danışmanlık adına

"M.E.B.Okul Öncesi Eğitimi Güçlendirme Hibe Programı 2010"
"Sabancı Vakfı Toplumsal Gelişme Hibe Programı (TGHP) 2010"

konulu/başlıklı 2 ayrı AB Hibe Fon Projesi' nin yazımında aktif olarak
yer alan, en çok da projede "mantıksal çerçeve" oluşturmayı seven,

tüm bunları yaparken, "Pilates Eğitmeni" olmayı da araya sıkıştıran,
fakat amacı spor salonunda eğitmenlik yapmak olmayan,
pilatesin bedenin sağlıklı olmasına katkısından ziyade, denge, nefes
ve hareket sistemlerinin muhteşem sentez durumuyla
zihine olan katkısını eğitim ve diğer çalışmalarında kullanan,

bunları yazarken birara Galatasaray Ün. Yabancı Diller Bölümü'nde
2 kur "İtalyanca Eğitimi" aldığını hatırlayan,

3000 adet e-book, ~250 tane kitabı olup
onların varlığıyla mutlu olan, teknolojik, estetik her türlü gelişmeyi
takip eden, "macbook" harici bilgisayar kullanmak istemeyen,
evinde fazla eşya sevmeyen, bu yüzden
bu yazıdaki bilge gibi 38 m2 bir evde yaşayan,
ileriki zamanlarda deniz kenarında bir kütüphanenin içinde
hayatına devam etmeyi hayal edip sonra da buna gülen,

kitapları çok sevdiği için hayatındaki tüm insanlarında
güzel bir öyküye sahip olmasını yoksa da
kesişen/birleşen noktadan sonrasının öyküye dönüşmesini isteyen,

sağlık sektöründeki son 4 yılını kardiyovasküler (kalp) alanda
çalışarak geçirdiği ve şuanda da spirütüel alanda kalp (love) ile
ilgilendiği için her iki açıdan tüm bilgi ve tecrübelerini
harmanlayıp "o kalp ile bu kalp arasında olup bitenleri"
anlatan birşeyler! yapmayı aklının bir köşesinde tutan,

2009 Ocak ayında tesadüf* eseri "sufizm" konusuyla alakalı
bir dostla tanışan, o sohbetten çok etkilenen,
bir daha o dostu göremese de merakından araştırmaya
başlayıp, bir anda kendini Mevlana ve Mevlevi kültürünün içinde bulan,
o gün bugündür Mevlana' yı kendisine "koç" olarak gören,
Fihi Ma Fih' in ve Mesnevi' nin tablet haline getirilip
ilaç olarak kullanılması gerektiğini düşünen,
*tesadüf kelimesi, tevafuk'tan gelir bana göre.
basit bir rastlantı değildir tesadüf'ten kastım.


şu anda(nisan 2010) detay veremese de "Mevlana felsefesi" ile
ilgili bir konuyu kapsayan, 2 ayrı uzun soluklu proje* üzerinde
çalışan ve bunlar bittiği zaman ki (2011 Ocak en erken)
heyecanı hissedip içi kıpır kıpır olan, islamiyetin Mevlana kültüründen
ibaret olmadığının farkında olan, Mevlana'nın uçsuz bucaksız
bir konu olduğunu ve herşeyi öğrenmeye ömrünün
yetmeyeceğini çok iyi bilen,
*bağımsız

"Mevlana ve Şems dostluğuna" hayran olan,
kendisinin de birgün karşılaşacağı birisi ile böyle
derin bir dostluk bağı kurup birlikte güzel, faydalı, iyi işler yapıp
minnacıkda olsa dünyanın iyileşmesine katkıda bulunup,
yüzyıllar sonrada kendilerinden şükran ve coşkuyla
söz ediliyor olmasını çok isteyen,

evrende hepimizin birbirimize sarmal bir bağ ile bağlı
olduğumuza inan,

akıp da hiçbiryere ulaşamamış bir dere gibi hayat yaşamak istemeyen,

Tabi bu yazdıkları buzdağının görünen,
merak edilen, belgeyle ispatlanabilecek cv'sel kısmı olan,
aslında kendisi, gerekmedikçe hiç bahsetmek istemeyen,
birde buzdağının görünmeyen kısmı var ki onları paylaşabilmek için
yüzyüze olmak gerekiyor diyen,

her yeni günde hayatındaki "öncelik sırasını" değiştirebilecek
düşünce esnekliğine sahip olan,

bunları okuyan kişinin sağlıcakla ve aşk' la kalmasını dileyen

birisidir Zeynep Hülya Konar.

birde freelance sistemi ile çalışır kendisi.


toparlarsak ;

Hülya Konar
NLP Master Terapisti (Spirütüel çalışmalar + EFT)
Yönetici ve İş Koçu (kurumsal)
NLP ile İngilizce Eğitim Uzmanı (grup / gramer)
Pilates Eğitmeni (kurumsal / outdoor)

NLP: Neuro-Linguistic Programming
EFT: Emotional Freedom Techniques



hulyakonar.com
hülyaca

iciminici.com
içimin içi

facebook

twitter



"sadece online eğitim ve iş görüşmeleri için"
msn : hulyakonar@hotmail.com











iş hayatında kullandığımız cv' lerde okul, iş tecrübemizi
"ispatlamak" için hep başarılardan, iyi, güzel şeylerden bahsederiz.
Gelenek böyledir ama sakın sanmayın ki yukarıda yazdıklarımı
"ben çok başarılıyım" demek için yazdım. Zaten başarı da güzellik
gibi göreceli bir kavramdır ya malum!

Bana göre asıl başarı nedir biliyor musunuz;
aynı zamanda bu* benim hayat felsefemdir

Bol bol gülmek ve çok sevmektir,
Akıllı insanların saygısını ve çocukların sevgisini kazanmaktır,
Dürüst eleştirmenlerin onayını almak,
Sahte dostların arkadan vurmalarına dayanmaktır,
Güzeli sevmektir,
Herkesteki en iyiyi bulmaktır,
Karşılık beklemeyi hiç düşünmeden, kendiliğinden vermektir,
Geride ister sağlıklı bir çocuk, ister kurtarılmış bir ruh,
ister bir parça yeşil bahçe, ister iyileştirilen bir sosyal durum bırakarak
Dünyanın iyileşmesine katkıda bulunmaktır,
Gönlünce eğlenmek ve gülmek,
Kendinden geçerek şarkı söylemektir,
Tek bir kişi bile olsa,
Birinin sizin varlığınızdan ötürü daha rahat nefes aldığını bilmektir.

*R.W. Emerson



*bodrum 2009


*antalya 2009


*bodrum 2010 mart



*bodrum 2010 mart



yazının tamamı