Büyük ve önemli işler basarma düsüncesi, bir hedefe ulaşma azmi
insani yaşatir ve yüceltir.
Ümidi ve hedefi olmayan insan ölüdür.
Elbert Hubert der ki:
“Dünya ister kazanç, ister şeref olsun;
bütün ödüllerini ancak bir şeye verir. O da kisisel atilimdir.
Bunun ne anlama geldigini biliyor musunuz? Hemen anlatayim...
Baska birinden ihtar veya uyari beklemeden yapilmasi gereken işi
derhal yapmak için harekete geçmektir.”
Bir insanin hayatta basarili olabilmesi için yüksek bir hedef
belirlemesi ve o hedefe dogru yürümesi gerekir.

Rotasi olmayan yelkenliye, hiçbir rüzgar yardim etmez.
Ne yazik ki kahveleri, meyhaneleri, barlari dolduran milyonlarca
amaçsiz insan var.Kahvehane, meyhane, bar gibi yerlere insanligin
çöplügü demek lazim.
Insanlar oralara kendilerini atiyorlar.
Böyle yerlerde yapilmis bir icat, çözülmüs bir problem,
halledilmis bir proje yoktur.
Çöplükte vakit öldüren insanlar, hiçbir basariya imza atamaz.
Kütüphane, laboratuvar, atölyeler önemlidir.
Asıl üretim yeri buralardir.
İngiliz düsünür Bernard Shaw:
“İnsan, ne zaman ölür bilir misiniz?”
diye soruyor ve şu cevabi veriyor:
“Tembellikten, inançsizliktan ve hayati yasamaya deger kılmayi
becerememekten...”
Insani yaşatan istekleri, ümitleri ve projeleridir.
Namik Kemal:
“Yüksel ki yerin bu yer degildir;
Dünyaya gelmek hüner degildir.” der.
Çogu insan, yükselmeyi ve ilerlemeyi baskalarindan bekler.
Yüksek mevki ve makamlarda oturanlarin önemli seyler yapmasini ister.
Yüksek mevki ve makamlar elbette önemlidir,ama her sey demek degildir.
Asıl olan herkesin ilerlemesidir.
Herkes bulundugu yeri önemli görmeli ve işini en iyi yapmalidir.
Herkes işini en iyi yaparsa her iş mükemmel
olacaktir ve birçok sikayet konusu ortadan kalkacaktir.
Bernard Shaw:
“Ilerleme, hepimiz ne isek onun en iyisini saglamaktan
başka bir şey degildir.” der.
Pek çok insan, yapamadigi isler için mazeret uydurur.
Hiçbir mazeret, yapilmayan işin yerini tutmaz.
Önemli olan görevimizi ve isimizi basarmaktir.
Mazeret bularak baskalarini ikna edebiliriz.
Insan, baskalarini ara sıra,ama kendini sıkça kandirir.
Hatta bazi insanlar hep akil verir ve neden
bir işin olamayacagini izah eder dururlar.
Bernand Shaw, böylelerinden nefret eder.
“Mantikli kisilerden biktim artik. Tembellik, çalismadan oturmak
için ne yapip edip mantikli bir sebep buluyorlar.” der.
25 sene ögretmenlik yaptim.
Her gün dersini yapmayan ögrencilerimin söyledigi binlerce mazeret dinledim.
Hiçbir mazerete önem vermedim.
Önemli olan ödevin yapilmasidir.
Ödevini yapmayan ögrenciye eksi verdim ve bu eksiyi düzeltmesi için
kendisine zaman tanidim.
Eksileri çoğalani uyardim. Mutlaka eksiklerini tamamlamasini istedim.
Çünkü mazeretin bir degeri yoktur.
Birçok ögrencim, o gün yapamadigi ödevini sonra yapti ve eksiyi kurtardi.
Az sayida olsa da hiç ödev yapmayip hem sözlüden
hem de yazılıdan zayif alan çikti.
Önemli olan mazeret degil, işin ve ödevin yapilmasidir.
Basariya giden yol zahmetler, sıkıntılarla doludur.
Büyük sair Mehmet Akif Ersoy şöyle der:
“Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parasi;
dostunun yüz karasi, düşmanin maskarasi.”
Ümitsizlik başarının kanseridir...
Ümit, aşk ve şevk, insanlara ilerleme azmi verir.
Bir hedefi olan, ümidi olan, çaliskan ve gayretli insanlar,
yükselmek için durmadan didinir.
Allah, çalisana verir ve çalisani sever.
Dünyada kalkinmis ülkelerin insanlari,en fazla çalisan insanlardir.
Tembellik, bir milleti geri birakan en tehlikeli hastaliktir.
Ülkemizde tembellerin sayisi çalisanlardan hala çok fazla.
Her 95 kisiye bir kahvehane, 650 bin kisiye bir kütüphane düşmektedir.
Sigaraya verilen para, kitaptan esirgenmektedir.
Içki tüketimi artarken , okunan gazete ve kitap sayisi yerinde saymaktadir.
Kalkinmis ülkelerde her insan senede en az 10 kitap okurken,
ülkemizde on kisi bir kitap okumaktadir.
Bilgi ve kültürümüz artirmaz, daha fazla çalismazsak ülkemizin
kalkinmasi ve ileri ülkeler seviyesine gelmesi hayal olur.
Hayat, faydali bir is yaparsak anlam kazanir.
İnsanlarin faydalanacagi bir eser birakmak;
ögrenci veya hayirli evlat yetistirmek; yol,
köprü, okul, çesme yapmak gibi iyilikler hayatimiza anlam katar.
Peygamberimiz(sav) ;
“Insanlarin en hayirlisi, insanlara hayirli olandir.”
buyurur.
İnsanlara faydali olabilmek için kendimizi becerilerle donatmak,
önce kendimizi kurtarmak zorundayiz.
Ali Erkan Kavaklı




yorum yapıldı: 4
idealleri ve hedefleri olan bir ülke hepimizin hayali.. Bizim hayallerimiz, başkalarının yaşam biçimi..
Namik Kemal: “Yüksel ki yerin bu yer degildir; Dünyaya gelmek
hüner degildir.” der.
Ne doğru...
"İyi ki en baştan başlamışım yazdıklarını ve paylaştıklarını okumaya. Sıkılmadığım için teşekkür ederim Hülya!"
Tembel insanlardan hiç kimseye fayda gelmez.Tembel insanlar genelde çook mantıklı olduklarını zannedenlerdir. Adem Celep.
ideller gerçek anlamda insana yol ğösteren bi araçtır idealleri olmayan insan basıboş hayavan gibidir arkadaslar sevgiler
Yorum Gönder