korkak köpek !

Paylaşımlarını keyifle okuduğum ana konusu birbirimize azda olsa benzeyen ama tarzlarımızın farklı olduğu bloglardan biri olan beyaz tavşan / çağdaş ' da "insanlar neden blog yazar" konulu bir yazı vardı bugün . neden blog yazarız , yazarızda nolur gibi sorulara verilen cevaplarla ilgili bir yazıydı bu... yazıyı okuyunca bende yorumumu yazdım sonuna ama yazarkende bir yandanda paylaşmanın , bişiler öğretmenin ve öğrenmenin nekadar yüce bir duygu olduğunu düşündüm...
Ve aklıma bir bilge ile bir köpeğin maceraları geldi ...

Bir bilge , bir göletin başında oturmaktadır. Susuzluktan kırılan bir köpeğin devamlı olarak gölete kadar gelip, tam su içecekken kaçması dikkatini çeker. Dikkatle izler olayı. Ve görür ki köpek susamıştır ama gölete geldiğinde sudaki yansımasını görüp korkmaktadır. Bu yüzden de suyu içmeden kaçmaktadır.
Sonunda köpek susuzluğa dayanamayıp kendini gölete atar ve kendi yansımasını görmediği için suyu içer.

O anda bilge düşünür:

" Benim bundan öğrendiğim şu oldu " der kendi kendine.
" Bir insanın istekleri ile arasındaki engel, çoğu zaman kendi içinde büyüttüğü
korkulardır. Kendi içinde büyüttüğü engellerdir. İnsan bunu aşarsa istediklerini
elde edebilir. "

Ama biraz daha düşününce aslında gerçek olarak görüp öğrendiği şeyin bundan farklı
olduğunu görür. Asıl öğrendiği şey, insanın kendisinin bir bilge bile olsa bir köpekten bile öğrenebileceği bilginin var olduğudur.

yani ; fazla önemsemediğin ya da çok kızdığın kişilerin bile sana katacakları
değerler olabilir.

öğrenmenin sonu yoktur !

Her insanın hikayesi ve aynı zamanda söyleyecek bir sözü mutlaka vardır ...