hülya konar'ın kişisel değişim ve gelişim, kariyer, iş hayatı, insan ilişkileri konusunda bilgi, kişisel tecrübe ve gözlemlerini paylaştığı web günlüğü. hülyaca ❤: merkez'e yakın olmak lazım

merkez'e yakın olmak lazım



Halepli Abdürrahim Efendi uzun entarisi ile dolaşır, altına don giymezmiş..

Bir gün Halep çarşısında dolanırken şiddetli bir rüzgâr çıkmış..
Entari havalanmış.. Halepli Abdürrahim Efendi'nin
açıkta kalan heryerini herkes görmüş..

Esnaf kendi arasında homurdanmış, bu uygunsuz durumu
Kadı' ya kadar duyurmuşlar..

!!!

Kadı da, yakın dostu çok varlıklı bir eşrafın oğlu olan
Abdürrahim Efendi'yi adaba mugayir davranışlarından
dolayı yargılamak üzere mahkemeye çağırmış..

Dava görülmeye başlamış...

Kadı kimlik tespiti yaparken sormuş:

'Evli misin?'
'Evliyim.. Dört karım, dört de cariyem var..'
'Kaç çocuğun var?'
'Dur hele Kadı efendi düşüneyim?'

Halepli Abdürrahim Efendi başlamış düşünmeye,
düşünürken de parmak hesabı yapmaya..

'Birinci karıdan altı çocuk.. İkinciden dört çocuk..
Üçüncüden iki kızım var ellerinden öper..'

'On iki etti.. Başka?'

'Küçük karıdan da üç çocuk.. Cariye kullarından ikişer çocuk daha..'

Bizimki sadece sayı söylüyor.. Hesabı Kadı yapıyor..

'On dokuz etti.. Başka?'

'Başka yok Kadı efendi.. Hanımlardan üçü hamile...
Cariye kullarından da ikisi yüklü..'

'Yani beş çocuk daha yolda..'

'Sayende Kadı efendi...'

Halep Kadısı bu ifade üzerine biraz düşünmüş...
Uzun, kır sakallarını karıştırmış...

Karşısında boynu bükük duran Abdürrahim Efendi'ye uzun uzun
baktıktan sonra 'Yaz kâtip' deyip hükmünü açıklamış..

"Halep ' de mukim ,Abdülmecit'ten olma Razıya'dan doğma
Abdürrahim Efendi'nin don giymeye fırsat bulamadığından beraatine! "