çaktırmama sanatı

:)


Ünlü bir bilim adamı, özel otomobiliyle
konferans vermeye giderken,
uzun yıllardır onunla çalışan şoförü
bir teklifte bulunmuş:

"Sizin konferanslarınızı dinleye dinleye virgülüne
kadar ezberledim efendim," demiş.

" Ne olur izin verin, bu konferansı da
sizin yerinize ben vereyim."

Bilim adamı, bu cüret karşısında şaşkınlığa düşse de
teklifi kabul etmiş.

Şoför arka koltuğa geçmiş.
Bilim adamı şoförün şapkasını giyip öne oturmuş.

Konferansın verileceği salona varmışlar.

Şoför kürsüye çıkmış,
hiç teklemeden çok güzel bir konuşma yapmış.

Ve sormuş:

" Sorusu olan var mı?

Ülkenin ciddi bilim adamlarından biri "Var" demiş
ve oldukça zor bir soru sormuş.

Şoför hiç tereddüt etmeden,gülümseyerek:

" Çok kolay bir soru bu, şoförüm bile bilir " demiş.

" Gidip çağırayım, sizin sorunuzu o cevaplasın."