" Benim için yazarlığın sırrı, nereden geleceği hiç belli olmayan
ilhamda değil, inat ve sabırdadır "diyor yazar Orhan Pamuk.
İnat kimine göre ruhsal bir hastalık,kimine göre sabrın diğer adı.
İnat, sabırla birlikte aynı bünyede toplandığında zorlu bir
kombinasyon oluşturuyor. Bir konuda direten kişi, sabırlı da
olduğundan,uzun zaman fikrinden dönmüyor,olana dek bekliyor.
Milliyet'de Enzo Ferrari nin geçilmez siniri ve aksiliği sayesinde
pek çok kişiyi firma patronu, üretici ve model sahibi yapması
ile ilgili bir yazı okudum.
özet
Traktör imalatçısı olan Ferruccio Lamborghini, spor otomobillere
ve mekaniğe aşırı düşkündür. Garajında pek çok spor otomobil vardır.
Elbette Ferrari de.
Ancak kullandığı Ferrari´ler de hoşuna gitmeyen bir yön vardır.
Debriyaj parçalarının bazıları, kendi traktörlerindekilerle
benzeşmekte ve dayanıklılık sorunu yaratmaktadır.
"Bu, Ferrari´ye yakışmıyor" der.
Bay Enzo Ferrari cevabını patlatır:
"Ferrari´yi eleştirmek bir traktör üreticisine düşmez!"
Buna bozulan Ferruccio Lamborghini,
"Ferrari´den daha iyi bir Ferrari" yapmak için kolları sıvar.
Hemen çalışmalara başlar. Ferrari´nin eski mühendisleri
Gianpaolo Dallara ve Bob Wallace´ı yanına alır.
Lamborghini markasının doğuşu da böyle başlar.
Lamborghini ile birlikte ilk modelin yani 350 GT´nin
geliştirilmesinde rol oynayan Giotto Bizzarrini de
eski bir Ferrari mühendisidir.
Hem de patronuyla tartışıp ayrılan ve kendi otomobilini
üretmeye çalışan biridir.
"Bizzarrini" markasıyla az sayıda ancak ses getiren otomobiller
imal eder.

Ortadan motorlu ilk İtalyan spor otomobili "ATS 2500GT",
Ferrari´nin 1961´de kovduğu Girolamo Gardini ve arkadaşları
tarafından imal edildi.
Bayan Ferrari´nin şirket işlerine karışmasından dolayı durumu
Enzo´ya bildiren ve azar işiten Gardini ve beş arkadaşı,
patrona istifalarını verir.
"Saray ayaklanması" diye anılan bu olay sonucu hepsi kovulur.
Onlar da gidip kendi araçlarını üretmeye başlar.
Ferrari kaynaklı bir başka inatlaşma hikayesi de,
Amerikan devi Ford ile ilgilidir.
O dönemlerde mali zorluklar yaşayan Ferrari´ye Ford´tan teklif gider.
Enzo Ferrari, hemen hemen her konuda Ford ile anlaşır,
ancak imza aşamasına gelmişken cayar.
Ford bunun üzerine Ferrari´ye inat "GT40" üretir.
Enzo Ferrari´nin tetiklediği bir başka isim de Peter Monteverdi´dir.
Ferrari, Lancia, BMW ve Rolls Royce dağıtımı yapan bir şirketi vardır.
Bay Enzo ile anlaşmazlığa düşen Monteverdi, 33 yaşındayken
kendi spor otomobilini tasarlayıp üretmeye soyunur.Monteverdi.
İnat uğruna firma kuranlardan biri de, Amerikalı mühendis
John Zachary DeLorean´dır.
"Geleceğe Dönüş" filmlerinin unutulmaz yıldızı olan otomobilin
üreticisi DeLorean, General Motor´da başarılı işlere imza atmıştır.
Geleceğin GM yöneticisi olarak takdim edilen DeLorean, şirkete
yeni bir spor otomobil projesi götürür. Ancak proje çok uçuk bulunur.
Bunun üzerine istifa eden DeLorean, kendi şirketini kurup
paslanmaz çelik gövdeli, İtalyan Giorgetto Giugiaro imzalı
D M C´yi üretir.
İngiliz lüks spor otomobil üreticisi ve "Bond´un otomobilleri"nin
imalatçısı diye tanınan Aston Martin´in eski tasarımcısı
Henrik Fisker´ de inadına ünlü olanlardandır.
Aston Martin DB9, Vantage V8 ve hatta BMW Z8´in yaratıcısı,
kendi otomobil şirketini, Fisker´ı kurdu.
McLaren takımının eski tasarımcısı ve McLaren F1 efsanesinin
yaratıcısı Gordon Murray de şirketini kurdu.
Otokar´ın ilk kurucusu olan İzzet Ünver, Magirus Deutz lisansıyla
otobüs üretirken, elinde kalan motorları değerlendirmek amacıyla
küçük bir minibüs imal eder.
Prototip ana firma tarafından kesinlikle reddedilir ve
"Üretilemez" cevabı gelir.
Ancak Ünver, onay gelmesini beklemeden satışa bile başlamıştır.
Şimdi yollarda gördüğünüz Magirus minibüsler,
işte böyle yaratıldı.



yorum yapıldı: 23
Bu inat insana herşeyi yaptırı Hülya Hanım :) Bir de kıskançlıkta donatılmış bir inat varsa işte o zaman korkmalı insanoğlundan.
Sevgilerle...
Bende çok inatçıyımdır.Belki birgün bende araba üreticisi olurmuyum bilemiyorum ama inadım tutunca gözüm o konudan başka birşey görmüyor.İnat sinirlede birleşince bazen zarar verici olabiliyor.Enazından kendime.Kontrol edilmesi gereken bir duygu.
Bak birde böyle inat var:S
Senin yazıların gibi olmasada ben çok güldüm ondan eklemek istedim.Mailimden kopyalıyorum.
Kahvede oturmuş inatçılık üzerine konuşuyorlarmış.
Biri: “ben çok inatçıyımdır” demiş. Dün gece geç saatte eve geldim. Kapıyı çaldım Karım “Kim o?” diye seslendi. O saatte benden başka birinin bizim kapıyı çalmasına imkan olmadığını ve bunu karımın da bildiğini düşünerek hiç cevap vermeden kapıyı yine çaldım. O yine “Kim o?” diye sordu. Ben yine cevap vermeden kapıyı çalmaya o da “Kim o?” diye sormaya devam etti. Böylelikle sabahı ettik. Ya işte ben böyle inatçıyım.
Başka biri “Senin inadın da inat mı?” diye lafa başlayıp devam etmiş “Ben dün dişim ağrıdığı için bizim dişçiye gittim.Adam ‘Hangi dişin ağrıyor?” diye sordu. Ben de “Dişçi sensin bul bakalım” dedim. O’da teker teker
bütün dişlerimi çekti ama aslında hangi dişimin ağrıdığını söylemedim”
Üçüncü adam “Sizinkilere inat denmez, bir de beni dinleyin” demiş.
Evlendim. Gece karım “Ne olur bu gece bana dokunma! dedi. Ben de kızdım ve inat ettim tam 18 senedir karıma el sürmedim” diye devam etmiş.
Kahvede oturanlardan biri: “Peki kardeşim, senin koca koca üç çocuğun var. Sen karına hiç el sürmedi isen bunlar nerden geldi?” diye sormuş
Adam da;
“Ben de merak ediyorum ama inat değil mi hayatta sormam!.”
Teşekkürler Hülyacım böyle keyifli paylaşımlarda bulunduğun için.
Param olsa Lamborghini alırdım sırf Enzo'ya inat:) Hatta Murciélago modeli bence bi başka güzel..
Bu hikayelerdeki olaylar kötü evsahibi insanı mülk sahibi yapar derler onun gibi birşey .İnsan inatlaşmaya görsün bütün imkanlarını zorlar olmayacaksada oldurmanın yollarını arar.
günaydın hülyacım,
tarihte kendine yer edinmiş başarılı insanların, başarı hikayelerini her zaman keyifle okumuşumdur.insan nereden nereye gelebiliyor değil mi ? enzo ferrari tarafından aşağılanmak ya da onunla sorun yaşamak kaç kişinin hayrına olmuş
sezen hanımın paylaştığı inat hikayelerini de keyifle okudum, güldüm, sağ olsun.:)
sevgiler...
İnat olumlu yönde kullanılırsa insanları motive edip gerçekten iyi sonuçlara yol açabiliyor.
Orta okulda matematik hocamın yılın ilk derslerinden birinde durup dururken enseme bir tokat atıp '' Sizden de adam olacak '' demesi ,lise 2 'ye kadar taktir ve teşekkürler almama neden olmuştu :)
Yazı çok güzeldi Hülya,ellerine sağlık.İnat konusuna gelirsek;insanın okul kazanmak için ya da standartlaını yükseltmesi için inat etmesi iyidir de(inat murattır) insanlarla inatlaşma kısmına gelirse o kısım sıkıntılı. Bazen de kabullenmek gerekir bence.
İnatlaşmanın hiçkimseye faydası olmaz deselerde ben aksini düşünürüm.Tarihe baktığınızda sadece bu Ferrariyle inatlaşanlar değil pekçok hikaye vardır.Aklıma gelenler var ama isimlerde hata olabilir diye araştırıp yazmak daha mantıklı geldi.Hiçkimse durup dururken birşeylerin sahibi olamaz.Mutlaka bir itici güç bir motive aracı olmalı Hülya Hanım.Bu itici güç bazen bir önceki dostun yazdığı örnekte olduğu gibi bir öğretmen olabilir,Ferrari örneğindeki gibi bir patron olabilir,eski bir sevgili olabilir.Ben eşimin ehliyetini alırken direksiyon sınavına katılmıştım.Ehliyeti aldı almasına ama arabanın anahtarını alması için önce benim akli dengemi yitirmiş olmam gerekirdi.Bu düşüncemi onada söyledim.Çok ağladı kızcağız.Şimdi aklıma gelince üzülüyorum yaptığıma ama gerçekten çok kötüydü.Sonra birdaha benden hiç araba anahtarı falan istemedi,3 ay sonra birgün çalıştığım ofise geldi öğlen hadi yemeğe gidelim dedi.İndik aşağıya ben benim arabayı otoparkta görünce kan beynime çıktı.Hiç sesini çıkarmadı bindi bende bindim ve şok oldum Hülya Hanım.İnat etmiş yedirememiş kendine o sözlerimi.Özel ders almış,arkadaşlarından yardım istemiş .Derlerya dumur oldum diye gerçekten dumur olmuştum otoparktan çıkarken.Şimdi canavar gibi araba kulanıyor,hatta trafikte küfür bile ediyordur o ben yokken arabada:)Şaka tabiki:)Onunda ismi Hülya daha önce bahsetmiştim.Hülyalardan korkmak lazım zaten!
Sevgiyle ve hep böyle samimi kalın.
inatçılığın, sabırlı olmakla aynı şey olduğu fikri ilginç geldi doğrusu. hiç böyle düşünmemiştim... şimdi düşündüm de aynı şey değil bana kalırsa...
inatla sabrın birleşmesi hoş bir şey tabiki de ama fazlası zarar
Hülya,
Çok güzel bir yazı Tebrikler
Ben koç burcuyum çok inatcıyım ve çok sabırsızım:( Kötü bir handikap.....
Bende çok inatçı bir kişiliğe sahibim.Ama bu inatçılığımız olup olmadık yerlerde sergilemememiz gerekiyor.
Yoksa Enzo Ferrari gibi kendimize Lamborghini gibi dev bir rakip yaratabiliriz.Ama iyiki Enzo inatçı biriymiş..Onun bu inatçılığı sayesinde şimdi Gt40 lar Lamborghini'ler var..:D Ama bence Corvette daha güzel:D
inat değilde azim ve sebat desek daha doğru olurdu sanırm. inat oldukça kötü bir huy bence..
Keşke bizde de böyle inat olsada bizde hep üretsek
iyi sabahlar canım
hülyacım, yoğun musun, neden yoksun ?
Azimle başlarsın bir işe , inat edersin başaracağım diye ...!
Azim etmek sebat etmek mücadele etmek hepsi aslında inat etmektir.İnat bence iyi bir huydur ama iyi şeyler için kullanılırsa iyi niyetle kullanılırsa elbette.Aksi taktirde vakit kaybı ve sinir bozukluğu yaratmaktan başka bir işe yaramaz Hülya Hanım.Emin olabilirsiniz.Bu örnekteki kişiler inatın azim ve hırs bölümünü kullanmışlar ve başarılı olmuşlar.Bende Milliyet gazetesi okurum ama bu yazıyı görmemişim.Eminmisiniz Milliyette olduğuna.Merak ettim.Yalnış anlamayın ben bu konulara meraklıyımdır,nasıl görmedim acaba?
Teşekkürler.
Hülya Hanım,bir de inatın g.t etme amacıyla yapılanı vardırki bu çok tehlikelidir :P
İnat kişinin kendini yönlendirmesine, hislerine ve yaşamına etkisine göre olumlu ya da olumsuz bir etki yaratabilir. Kesin yargılarla "İnat iyidir." ya da "İnat kötüdür" demek yanlıştır bence. Bu yazıda da inatın olumlu etkisinden söz edilmiştir zaten. Yorumlardaki inat hakkında kesin yargıları görünce şaşırdım doğrusu.
Özgür rüya isimli arkadaş sanırım benden bahsetmiş inat iyi huy değildir derken.Doğru söylüyor.Ben inat derken azim ve hırs ile birleşmiş halinden bahsetim.Yoksa köprüdeki iki keçi gibi inatlaşmanın kimseye faydası yoktur bunun bilincindeyim.Ben yalnış ifade ettim sanırım.İyi günler.
Sayın Berrin Hanım ilk yorumunuzda oldukça açık bir şekilde ifade etmişsiniz durumu."ama iyi şeyler için kullanılırsa iyi niyetle kullanılırsa elbette." demişsiniz hatta. Yanlış ifade durumu söz konusu değil yani. Tüm yorumları okuyunca bende öyle bir izlenim oluştu. Belki de bende oluşan yanlış bir izlenimdir. Sevgilerle...
süper bir yazı olmuş bir inay uğruna :}
Berrin Hanım,Milliyet Gazetesi doğrudur.
Linki :
http://www.milliyet.com.tr/2007/08/01/son/songal301.asp
Ben balık burcuyum.Ama annem sağlam bir koç burcu ve ben inat konusundaki tüm özellik ve yetilerimi ondan almışım:)
İnatçıyımdır ancak haddimi bilirim.
Hergün-since-1983,ben de araba olarak burada konusu geçmeyen benden başka kimsenin beğenmediği,çocuk oyuncağı gibi olduğu iddia edilen bmw 1.20 alırım.inat değil mi:)
Dr.Firma,lise 3 den bahsetmemişsiniz,bende sormuyorum:)
Godsyndrome,evet bende üniversite konusunda bir inatlaşma yaşamıştım.Uzun hikaye.Kazanamazsın dediler,mümkün değil dediler,sana mı kaldı dediler.Bunu diyenlerden bazıları da öğretmendi:)
Özgür rüya,Berrin Hanım beni de fırçalamış link konusunda...
Gosu,sanırım inatlaşma/bekleme sürecinde azim ve sebat devreye girerse iyi işler oluyor ama körü körüne inat edilirse insan sadece kendini yıpratıyor ve vakit kaybediyor.
Deniz Bey,heyecanla okudum yazınızı.Teşekkür ederim paylaştığınız ve üşenmeden yazdığınız için.
Betül,Sezen in fıkrasına bende güldüm.Sağol Sezen.
Bss ve Tnrzclk hoşgeldiniz.
ÇOOK KOTU INADIMDIIR,HELE BI DE KOZ VARSA ORTADA..SABIRMIŞ SEBATMIŞ ONLARIN FARKINDA BILE OLMAM:-)):..KENDIMI YIPRATMA PAHASINA DA OLSA GERÇEKLEŞTIRIRIM,ELIMDE DEĞIL!!:))..OYLE OZGUR RUYALARA FILAN DALAMAM:-)))HEP RUYA DA KALICAK DEĞILIMYA,UYANDIĞIM ZAMAN N'OLUCAK??:-))):)...XXX ;).
XX.
Yorum Gönder