ingilizce mi olduğuna karar veremediğim bir yazıydı bu...
Ben ingilizce kelime kullanmaya,türkçe yazıda ingilizce cümle
kurmaya karşı değilim.Pek çok kişi Türkiye'de Türkçe konuşulur
diyor,kampanyalar başlatıyor. (yada bakınız)
Benim de anadilim Türkçe ve bu fikre saygı duyuyorum
ama katılmıyorum.
İngilizce kelimeler artık hayatımızın içinde ve
bunun böyle olmasına zamanında biz izin verdik.
Bu,uzun ve göreceli bir konu.
Doğru cevabı olmayan bir soru gibi.
Bu konudaki bazı yorumların da laf ola beri gele,
hiç araştırmadan desteksiz atıldığını düşünüyorum :)
Türkçemize sahip çıkalım "okey" de ne demek "tamam" varken
diye yorumlar yapılıyor ama Tamam kelimesi de
Türkçe değil Arapça bir kelimedir :)
kaynak için Türk Dil Kurumu na bakabilirsiniz!
Benim tepki verdiğim konu ingilizce yalakası arkadaşlar.
Hani filmlerde olur ya ,
"A siz Türkler ne diyorsunuz,nasıl demek siz var bunu" repliği,
işte bu havadakiler...
Ağızlarını yaya yaya ingilizce konuşanlar ...
Hem bilmiyorlar hem çaktırmamaya çalışıyorlar.
Ne gerek var bu çabaya.
İngilizce bilmek şart değil ki "yaşamak" için!
Kendin için,kariyerin,gelişimin için öğreneceksen öğren
ama bana hava atma...
atacaksan da önce tam öğren de, havanı almasın karşındaki ...

Orta öğrenim döneminde,ingilizce gramer ve okuma
kitaplarindaki hikayelerin başrol oyuncuları
Mr.and Mrs.Brown ın hatırına yapmayın bari :)
Mrs and Mr Brown
Hala yaşarlar mı bilmem
bildiğim dialoglarda saygın takılsalarda
sevimsiz ihtiyarlardı vessalam
Beyaz şarap içer
İt's a car larına binerlerdi
dedem camiden eve yürüyerek gelirken
Onlar discoya giderlerdi
Bir dil bir insan diyerek
teşvik, ederlerken bizi
hala düşünürüm
İngilizlerde Türkçe öğrenmeye
bu kadar heveslimiydi
Boşluk doldurma sorularında
Merdiven altı yalnızlıklar yaşarken
Hello kelimesi cebimizde ki son kuruş
çaresizliği
Aldırmaz turistlerle pratik yapardık
Hepimiz 'I love you' derken büyüdük
yarı İngilizce,yarı Türkçe
söylerdi Ümit Besen
Biz de aynen yarı Türkçe
yarı İngilizce tutunduk hayata
Bügün yenilirken kelimeler İngilizceye
Yarım lisanımız oldu
Çarşıda pazarda heryerde
Şimdi soruyorum kendime
bir lisan bir insansa
Yarım insanmıyız biz
Şhow room hayatımızın
parttime kültüründe
oldu yerine
okey derken
Mrs and Mr Brown
belki öğretemediler İngilizceyi ama
yarı Türkçemizi de alıp gittiler city towna
Hala yaşarlar mı bilmem
bildiğim ise
Yurdum insanının coğu
onların torunları olduklarını
idda etmekte ...
sevdiğim bu şiir Ersal Özkan a ait.
Bir lisan bir insan tamam! doğru,
o zaman yarım lisan da yarım insan olmuyor mu ?

bana ingilizce gazete okurmusun ?
işte bütün mesele bu !



yorum yapıldı: 22
Hüyacım, ne hoş bir konu bu, yıllar öncesine götürdün beni mr.and mrs. brown'ı okuyunca.
ingilizce dersini ve öğretmenimi çok severdim, notlarımda çok iyiydi ama bu çifti inanılmaz sıkıcı bulurdum. bu çift hakkında sonradan çok şey yazıldı çizildi, ne zaman rastlasam büyük keyfile okuyorum.
İngilizce artık hayatımızın bir parçası, kullandığımız bazı ürünleri tanımlamak için ingilizce kelime kullanıyoruz ve tam olarak karşılayan türkçe kelime bile olmayabiliyor. geçenlerde bir arkadaşımız yorumunda sana ing. öğretmenini hiç sevmediğinden bahsetmişti, ben çok severdim, çok tatlı bir bayandı, örnek aldığım kişi idi, şimdi aklıma geldi bak konu ile alakası yok ama .
Türkçe kelimeler kullanmak gerektiğine inanan birisi olarak ingilizceden kelime aşırma özentiliğini ve ingilizce-türkçe çorbalaştırma çalışmalarını anlamış değili. Zamanında arapça ya da farsça kelimeler türkçeye girmiştir çünkü Osmanlı Devleti zamanında bu ırklarla beraber aynı çatı altında olma vs. sebeplerden ötürü bu dillerdeki kelimeleri almamız gayet doğal. Fakat ingilizlerle alakamız nedir ki biz onları kelimelerini alıyoruz buna anlam veremiyorum. Kabul edilir ki her dil diğer dillerle kelime alışverişinde bulunur. Ama biz doğal kelime akışından öte bizim dilimizde yaygın bir şekilde kullanılan bir kelimenin bile ingilizcesini kullanan var. Üç yıl önce seminerin birinde bir profesörün "bilgisayar" kelimesi yerine "computer" kelimesini kullanması beni çileden çıkarmıştı.
Şiire ve karikatürlere bayıldım.Bende türkçe kelimeler kullanılmasından yanayım,
destekliyorum fakat çokda rahatsız olmuyorum,ortalığı ayağa kaldırmıyorum.Peygamber Efendmiz karşınızdakinin anlayacağı gibi konuşun buyurmuştur.Daha ötesi yok Hülya.Ötesi olan tek şey senin bu keyifli blogun.Görüşürüz.
Neyimiz düzgün ki,dilimiz düzgün olsun.Bütün teknolojik buluşları,sosyolojik yapıtları,emekline ne kadar maaş vereceğine,mahkemede kimi serbest bırakacağına batı karar verince senin dilini ele geçirmesi de gayet doğal.
İngilizce konusuna gelirsek.Bana İngilizce öğren diyeceklerine git bütün britanya adasına Türkçe öğret desinler razıyım.O çok daha kolay geliyor:))
Ben de şiirlere ve karikatürlere bayıldım desem ayıp olur mu? ;) İyi de o zaman sizin yazı güme gidiyo :))
Yo yo hakikaten de kanayan bir yaramız bu.. İngilizce bilmek marifet değil, bilmemek de hayatın sonunu getirmez.. Biliyorsan konuş alim diyeler, bilmiyorsan sus da adam diyeler.. Ellisi Türkçe ellisi de İngilizce toplamda 100 kelimelik dağarcığıyla kendini "konuşuyorum" sananlar mevcut malesef..
Hem her şeyin bir yeri ve zamanı var be kardeşim.. Tamam belki bilhassa teknolojik olarak bütün kelimeleri aldığımız yer İngilizce ve bunun dışında birkaç alandan daha dilimize İngilizce kelimeler giriyor ama sizin başlıktaki gibi ve karikatürlerdeki gibi yapmak da "Görmemiş iki kelime öğrenmiş, kendini İngiliz sanmış :)" misali oluyor.. O kişilere de tıpkı karikatürlere güldüğümüz gibi gülüyorum ben booolca :))
Ohoo epeyce uzun yazmışız yau! Haydi kalın sağlıcakla...
Çok saçma.Hülya Hanım sanırım sizin ingilizce bilginiz olmadığı için ingilizcesi olanları kıskanıyor olabilirmisiniz?İsteyen istediği dili konuşsun,konuşamayanlarda buraya böyle yazarlar işte.Eğer ingilizce bilseydiniz böyle yazı yazmazdınız zaten.Eleştireceğinize bir yabancı dil kursuna gidip ingilizce öğrenin,bu alanda kendinizi geliştirin derim ben.Hakkınızı yemeyeyim blog dizaynınız ve maşallah türkçeniz bomba gibi:)okey?
ne !!!
nasıl yani !!
"""Çok saçma.Hülya Hanım sanırım sizin ingilizce bilginiz olmadığı için ingilizcesi olanları kıskanıyor olabilirmisiniz""""
çok güldümmm, çok, ingilizce bilmiyor, öyle mi ?
Hülyacım bana düşmez, lütfen gereken cevabı verir misin
mail attım cnm
:))
Merry:)
Ne demiş böyle:))
Betülcüm ve sevgili Sezen,son yorumlarinizi spesifik bir durum olduğu için izninizle yayınlamiyorum.
Ama kendime hatira olarak sakladim,silmedim:)
Betül özellikle seninkini.
Teşekkür ederim ayrıca,
niye olduğunu anladınız siz:)
Özgür Rüya,hocalar genelleme yaparsak branşları ne olursa olsun gelişmeleri yurtdışından takip ettikleri için,ingilizce başta olmak üzere yabancı dille Türkçeden daha fazla haşır neşirler.Hani doktorların el alışkanlığı vardır derler ya,eli hangi ilaca alıştıysa onu yazarmış reçeteye (her hastalığa hep aynı ilaç değil tabiki),hocalarında bu ingilizce kelime kullanma durumlarını alışkanlıklarına vermek lazım.
yabancı dil mesala ingilizce öğretirken öğreticilerin ilk söylediği "herşeyi ingilizce" düşünün olur...ve sonra gerisi gelir...fazla detaya girmek istemiyorum fakat bazı ingilizce kelime kullanan kişiler konumları gereği alışkanlık edinmiş olabilirler.birde böyle bakmak gerekli diye düşünüyorum.
benim bu yazıda "kendimce" eleştirdiğim,ne Türkçe konuşan ne İngilizce konuşanlar,ne de başka bir dili tercih edenler...ben sadece bilmediği halde sırf hava olsun diye ordan burdan duyduğu yada feysbuk:)ingilizcesi ile saçmasapan konuşup yazanlar var onlardan bahsediyorum.
havanız kime güzelim diyorum yani :)
Godsyndrome,ne kadar dürüst ve içten bir yorum bu.Genelde zor geldiğini kabul etmezler bir yabancı dili öğrenmeye çalışmanın ve kolaya kaçıp farklı yorum yaparlar.Güldüm okuyunca yorumunu.
Hergün-since-1983,ilk kez fikrime yakın biryerde durduğunu farketmedim sanma:)
Zaten sataşsaydın,bende senin kullanıcı adını hatırlatırdım cevap olarak:)
"Hem her şeyin bir yeri ve zamanı var" demişsin ya,yazıyı yazarken aklıma gelseydi kullanırdım bu cümleyi.Teşekkür ederim katkın için.
Merhabalar Hülya Hanım.. Nasılsınız? Dil konusundaki yazı ve karikatürler süper!! Hele karikatürdeki öğretmeni görünce kendi öğretmenlerim geldi aklıma..Maalesef branşı İngilizce olan öğretmenim olmadı orta öğretimdeyken.. Savcı eşleri, kütüphane müdürleri, eczacılar ve veterinerler girerdi bu dersimize:))Hepside sizin karikatürlari aratmıyordu.. Üniversitede okurken internet çıkacak ve dil bu kadar önemli olacak denilseydi sanırım öğrenmeye çalışırdım yada zorlardım kendimi... Dilde istencin önemini biliyorum ama.. örnek mi? Öğrenci evinde 4-5 arkadaş birlikte kalırdık ve aramızda anlaştık.Kim ağzından yabancı bir sözcük kaçırırsa kumbaraya 5lira atacak diye... Hafta sonuda bu parayla eğleniyorduk.. Bir yıl sonunda haftasonu eğlencelerine hasret kaldık ama.. Sevgiler - Saygılar..
Yabancı dil öğrenmek bir gereklilik,hatta mecburiyettir günümüzde.Nedense yabancı dil denilince hemen ingilizce gelir aklımıza.Oysa Türkçenin haricindeki tüm diller bizim için yabancı dildir.Tamam ve okey kullanımı arasındaki çelişkiden bahsetmeniz önemli bir örnek.Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak gibi bir durum bu.Yorum yapan arkadaşlardan bir tanesi arapça kelime kullanımının hoş görülebileceğinden bahsetmiş ancak görülemez.Türkçeye arapça ve farsçadan giren kelimeyi kabul edebiliyorsa bu toplum,ingilizce almanca fransızca vb kelimeleri de kabul etmeli.
Bence Türkçe konuşulmalı,gerekmediği sürece ikinci bir dilden kelimeyi konuşma içine almamalıyız.
Sizin yazınızın asıl konusu olduğunu düşündüğüm sizin deyiminizle ingilizce yalakalarına gelince,bu konuda ben çok hassasım.15 yaşında oğlum var ve Türkçe ile İngilizceyi karıştırarak konuşuyor.Özellikle eşim,bu konuda onu sürekli uyarıyor ama bizim yanımızda olmasa bile dışarıda bu alışkanlığına devam ediyor.
Çünkü bu gençliğin yeni hastalığı.Ben bu hastalığa İngilizce kelimelerle türkçe konuşma hastalığı diyorum.
Güzel paylaşımınız için teşekkür.
favicon yeni mi, yoksa ben mi yeni fark ettim, çok yakışmış hülyacım..
Betülcüm,Deniz Bey in yorumunu okuyordum,senin yorumun geldi.Faviconu bu temayla birlikte yapmıştım.Çok belli olmuyor ya farketmemişsindir.Firefoxda görünüyor sorunsuz ama bazen ie exp.'da görüntülenmiyor,aman bu iki tarayıcının rekabeti yüzünden ben sıkıntı çekiyorum :)
Deniz bey,bu samimi yorumunuzu keyifle okudum.Oğlunuzu uyarmak zorunda kalacağınız tek konunun ve tek hastalığının bu olmasını diliyorum.
Haklısınız, belki kullanıcı adım yarı ingilizce yarı türkçe ama günlük hayatımda asla yarım yamalak ingilizce-türkçe muhabbeti yapmam..
Biz de biliyoruz ingilizceyi yetecek kadar hatta bu bizim meslek için gereklilik hatta şartlardan.. Ama bir dil biliyorum diye kendini allame-i cihan sanmak ya da herhangi bir türkçe kelime yerine laf arasında ingilizce kelimeyi koymakla kendini umum halkı hafife alan bir pozisyona koymak ve böylece kendini bişey sanmak kadar ahmaklık olamaz!
Vesselam...
Vallahi Tamam kelimesinin arapça olduğunu öğrendim ya, daha ölsem de gam yemem. Dediklerin çok doğru. Yani yes orright :)
İNGİLİZCEYLE İNGİLİZLEŞEN MİLLETİMİZ..
BAZILARI ARAPÇA VE FARSCA GIBI DOĞU DİLLERİYLE FRANSIZCA ALMANCA GIBI BATI DILLERINI AYNI KEFEYE KOYMUŞ .. HALBUKI KONUSTUĞU 10 KELIMEDEN 3 ARAPCA*FARSCA KOKENLI HABERI YOK ..
şiire ve karikatüre diyecek laf yok süper
türkçemizde sadece ing kelime yok ki arapça farsça, abartılmadığı sürece yerinde ve zamanında konuşulduğu sürece pek sorun teşkil etmemeli diye düşünüyorum
Hahaha :):) Çok güzel bir yazıydı ya! Hatırlarsan Bir reklamda "Mac Book Air" diyordu kız! Ama derken azını yaya yaya diyordu "Meach Boakkk Aeirr" gibi :)
Şiir bir harikaydı sağol Hülyacım! Paylaştığın için çok sağol
komik lem bu karikatur. xD
Yorum Gönder