
Temizlik yaptım bugün
Hem de tüm benliğimde ...
Tüm kaslarımı, sinirlerimi, kemiklerimi
hatta kanımı temizledim...
En küçük yerlerine, kıvrımlarına girmiş,
sinmiş bütün pislikleri attım.
Kırgınlıklarımı dışarı çıkardım ilk önce.
Görmenizi isterdim...
İçimde ne kadar da büyük bir yer kaplıyorlarmış.
Kırgınlıklarımı atarken, bakmadım neydi onlar diye.
Gelecek geçmişten çok daha fazla yaşanmaya değer...
Onların yerine bağışlamayı yerleştirdim özenle
Titizlikle her kırgınlığın üzerine ektim bağışlamanın tohumlarını.
Bağışlamayı ekerken,
tekrar kırılmaktan korkuyordum belki...
Kıskançlığımı çıkardım...
Meğer ben ne az kıskançmışım...
Çok kolay oldu.
Sevindim...
Sanki kaybettiğim bir eşyamı bulmuş gibi oldum...
Çok şükür ki fazla kin ve nefret yoktu yüreğimde
Nasıl temizlerdim bilmiyorum...
Sıra korkularıma gelmişti
Çıkarmaya bile korktum önce...
Ne çok alışmışım onlarla yaşamaya.
Bunca acı ve endişeye nasıl alışılır anlayamadım...
Her gün yeni yeni endişelerle beslenen
yeni korkular birikmişti içimde...
Mutluluklarımı, umutlarımı ne de çok ertelemişim...
O an bu ilgiyi onlara verseydim,
her gün onları düşünüp birer umut daha ekleseydim,
almadan verip, beklemeden sevseydim,
herşeyden önce içimdeki sevginin ve gücün
daha fazla farkında olsaydım böyle bahar temizliklerine
ihtiyacım kalmazdı...
Çok zorlandım korkularımı temizlemekte...
Birbirlerinin içine halkalar biçiminde girmişlerdi,
kenetlenmişlerdi adeta...
Ama bir bebek şefkatiyle, öperek, severek,
okşayarak ve onları bir zaman kabus gibi yaşamaktan
pişmanlık duymayarak çıkardım içimden...
Kızsaydım korkularıma,
bağırıp çağırsaydım onlara yine dönüp dolaşıp
geleceklerdi biliyorum...
Temizlik yaptım bugün, bahar temizliği...
Neşe ektim, hoşgörü, güven, sevgi ektim.
Almadan vermeyi, sevilmeden sevmeyi, paylaşmayı ektim.
Çılgınlık ektim, doğallık, bağışlama ektim içime.
Çoşku, heyecan, sessizlik ektim.
Tüm güzel fikirler sessizken geliyor bana...
Kabullenme ektim...
Baş eğme değil...
Olduğu gibi kabullenme ...
Edward Morrison
Olduğu gibi kabullenme
ve
Ona göre çözüm üretme ...
Hülya



yorum yapıldı: 23
Çok güzel ellerine sağlık süper ötesi bayıldım ben.....
Yenilenme mi? Başkalaşım mı? Sanırım yenilenme, öz sabit..
Yazdıklarında hep mücadele etmek,vazgeçmemek falan tema okuduğum kadarıyla.Bu şiiri okurken insafa gelip bu hayat böyle işte dediğini sandım açıkçası ve hayret dedim kendi kendime.Sonra son mısraları görünce huylu huyundan vazgeçmiyor Hülya bu işte dedim.Kabullenir görünürüm fakat bir yolunu bulup çözümü aramayada devam ederim diyorsun:p
İyide böyle yapınca kabullenmiş olmuyorsunki.Yine devam ediyorsun mücadeleye.Sen resmen kelime oyunu yapıyorsun:p
Unuttum söylemeyi.Resim süper.Çok yakışmış yazıya.Zaten senin bütün yazılarında kullandığın resimler süper.
çok güzel!! ama malesef her insan böyle rahat yapamıyor bahar temizliklerini... bazen insanın içine derinlemesine işlemiş korkular, çekingeler oluyor ki kazımakla bile çıkmıyor :)
ke�ke bahar temizlikleri b�le kolay yap�l�nabilse
�zerinden y�llar ge�sede insan�n bi anda beyninin orta yerine dank die gelip oturuveriyor
Bu yazdıklarınız gerçek hayata hiç uygun değil.Korkuları yenmek,birilerini birşeyleri
unutmak böyle kolay işler değil.Hatta insanın mezara kadar taşıdığı korkular var.
Yaşama pozitif ve negatif duygularla bakıp bakmadığımızı anlamak için güzel bir yazı.
Kırgınlıklarımı atarken, bakmadım neydi onlar diye...mısrası beni çok etkiledi.Paylaşım değeri yine maksimum düzeyde.Teşekkürler Hülya.
Tam da bu tür düşünceler denizindeyken ve benzer duygularla bir post yaptıktan sonra okudum bu yazıyı.. Benim için anlamlı bir paylaşım oldu sevgili Hülya teşekkürler
Fasulye
Geri döndüm sadece bir şiir ile yanıt vereyim diye.. Sanırım Edward Morrison'dan bir önceki ruh haline dair.
ANLADIM
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği
acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni afetmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...
Can Yücel
Bukadar pozitif duygulara sahip bir insan olamaz.Olursa zaten o direkt melek olur :p
"Kabullenme ektim...
Baş eğme değil..." demiş ya şair. Aradaki farkı iyi bilmek gerekir. Birbirine benzer gibi görünen çok farklı kavramlardır ikisi.
ya benim yorumum nerede yaff :(
hülyacım bulur musun yorumumu.
güzel bir hafta sonu diliyorum canım benim. :))
Hayata böyle bakan insanlarla tanıştım.
Bu insanlarla vakit geçirdiğinizde öyle bir etkiliyorlar ki ,bir süre sonra onlara benzemeye başlıyorsunuz.
Yazıyı dün okumama rağmen bugün yorum yazıyorum.Dün bu şiiri okuyunca aklımdan birkaç şey geçti.Onları yaparken yorum yapmadan gittim.Bu şiiri çok sevdim ve dün şiiri okuyunca içimi kaplayan huzuru öğrencilerimlede paylaşmak istedim.Çıktısını aldım ve öğrencilerime dağıttım.Yüksek sesle okuttum onlara.Kimi anladı kimi anlamadı.Görmeni isterdim Hülya.Aslında bu şiiri okuması gereken kişiler öğrencilerim değil veliler.Onlar okusunki çocukları kavgadan kinden nefretten uzak tutsunlar.Sınıfımdaki 3 öğrencimin velisi brbirleriyle konuşmuyorlar.Zamnında ailebirliği olaylarından kinlenmişler birbirlerine ve kendileri konuşmadığı gibi çocuklarında birbiriyle konuşmasına engel oluyorlar.Beni ve diğer öğrencileri zor durumda bırakıyorlar.Konuyu rehberlik bölümünede taşıdım.Ama nasıl olacak bilemiyorum.5.sınıf öğrencileri olduğu için sanırım sabret yıl sonuna kadar modundayız :)Buyüzden bu şiiri okuyunca içim sıcacık oldu çocuklar geçti aklımdan ve hemen onlarla paylaştım.Ayrıca blograzi çalışmıyor dimi?Ben bağlanma sorunu yaşıyorum blograziye.
Mr.Orpen,"realizm bizim içimizde aslında" diyorum şiirin havasına uyup...
Hüseyin Güneş,sana herzamanki gibi teşekkür ederim.
Fıkra sevenlere,Ahmet Hocam,elbette "öz" aynı...başkalaşım değil,yenilenme yapılan.başkalaşım diye birşey yok gerçekte de bana sorarsanız.
"başkalaşmak"demek yeni birşeyden/başka birşeyden bahsetmek demek.yeni birşeyden bahsediyorsak eski durum söz konusu olamaz.
mevcutun durumunu değiştiriyorsak da sizin tespitiniz gibi öz aynı ve yenilenme olmuş olur...
Berrin,güldürdün beni.kelime oyunu yapıyorsun iddiası çok ilginç geldi.evet haklısın...başarısızlığı kabul etmiyorum,başarısızlık yoktur geri bildirim vardır. (bak bu şiirde bile kabul edememişim "kabullenmeyi"...ekleme yapmışım...) yani alternatif üretip seçenek çıkarıp tekrar denerim.taaaki olana kadar...ama burada asıl ne istediğim önemli elbette.kendimi sorgularım,hülya bunu yapacaksında ne olacak derim.hülya da cevap verir:)bende ona göre davranırım sevgili Berrin...tavsiye ederim.
ayrıca teşekkür ederim ilgin için.
Sheker,Boğaziçili shekerim,olumlu düşünürsek olumlu olur inan bana.paylaştığın fikrin zaten direkt olumsuz,sen olmayacağına eminsin,inandırmışsın kendini.peki nereden biliyorsun kazınsada çıkmayacağını?denedin mi hiç?
Ervayeren(Yasemin),neden yapılamasın ki?aslında yaşadığımız o kötü olayları tamamen içimizden atmak yerine kenara köşeye koyduğumuz için yani zamanında bahar temizliği yapmadığımız için hiç olmadık zamanda hatta belkide en güzel zamanlarda aklımıza gelip hayatımızı ve düzenimizi belkide "o anımızı" zehir edebiliyor...kurtulmak lazım...çözüm yine kişinin kendisinde...denemek gerekli.yoksa nereden biliyorsun diye sanada sorarım bak :)
Pınar,sözünü tekrar ediyorum müsadenle."Bukadar pozitif duygulara sahip bir insan olamaz.Olursa zaten o direkt melek olur" demişsin.
madem böyle bir insan "melek" olur,varsayımlardan devam edersek ozaman böyle bir insan olmayan da "şeytan" olur dimi?
Fasulye,çok sevindim katkınız için...
"Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım.."
mısraları çok güzel.sevdim bu şiiri.kendini bulmak çok önemli çok...
teşekkür ederim.ayrıca şiiri kopyaladım arşivime.
Özgür rüya,sizde şiir yazan ve duyguları yoğun birisi olarak yorumlamışsınız.ve benimde var olduğuna inandığım aradaki ince çizgiyi görebilmişsiniz.aynı fikirdeyim sizinle.
Dr.firma,"onlara" benzemek keyifli olabilir aslında:)
Betülcüm,arkadaşım,evet yorumlarda sorun var sanırım,gönderildiği halde gitmeyen yorumlar varmış,duydum:)senin farklı bir yorumun ulaşmadı bloga ama olsun ben aldım kabul ediyorum.burada olman yeter bana.boşver yorumu.
Sezen,velilerle ilgili durum çok üzücü.Rehberliğe iletmişsin iyi de yapmışsın,yargıya intikal:)etmiş konu.
Bu şiiri velilerin okuması gerekli demişsin ya,ben olsaydım böyle bir durumda bu şiiri çocuklara verir evde ailelerine yüksek sesle okumalarını isterdim.
ve derdim ki "annenize ve babanıza bu şiiri okuyun,size 10 üzerinden puan versinler,puanı da bu şiirin kağıdının üzerine yazsınlar"...
o kadar arındırıcı ve pozitif duygularla dolu ki bu şiir ve pişmanlıklar var dikkat ettiysen,bende böyle düşünüyordum ama artık düşünmüyorum rahatladım diyor,doğuştan değil yani,hatayı görmüş ve dönmüş :) çocuklar bunu kendi sesleriyle velilerine okudukları zaman ben eminimki veli şöyle bir gidip gelecektir.ve verilen puanlara bak,eğer veli düşük not verdiyse asıl verdiği not kendinedir:)
tabi ben sen değilim,senin yerinde de değilim,yorumunu okuyunca aklımdan geçenleri paylaştım sadece.durumun hakimi sensin,ben dışarıdan bakıyorum...
ve blograzzi konusunda fikrim yok,ben oraya aklıma gelirse,yorum falan olursa girip bakıyorum.yorumunu okuyunca baktım dediğin gibi bağlantı kurulamıyor halen..
güzel yorumların için teşekkür ettim :)
jack ile ortak çalışıyoruz artık jackbook.com da :)
çok güzel yazıyorsun , sık takip ettiğim nadir blogculardansn:)
başarılar
Ben öyle demek istemedim.Bu duygular zor kazanılan duygular dedim.Herkes sahip olamaz demeye getirdim kendimce ama sizin böyle düşüneceğiniz aklıma gelmedi ne yalan söyleyeyim.
aslında hayat o zaman çok daha güzel...
değiştirmeye çalışmadan ,herşeyi gördüğümüz gibi sevmeyi öğrendiğimizde kimseninde bizi değiştirmeye çalışmadığını ve olduğunuz gibi kabul edildiğinizi görüceksiniz...
büyük bir olgunluktur aslında karşındakini yada başına gelenleri olduğu gibi kabullenmek...
yanılmıyorum değilmi hülyacım..
ellerine sağlık yine süpersin... :)
Hadiya.Kesinlikle denemeliyim bunu.Pazartesi yapıcam.Ev ödevi olarak vericem çocuklara.Süpermiş.Doğru söylüyorsun yarası olan gocunur ve alması gereken mesajı alır.Belki insafa gelirlerde bayram üstü barışırlar.O kadar zorlanıyorumki bilemezsin.3 velinin küslüğü 25 çocuğu etkiliyor resmen.Neyse.Gelişmeleri yazarım.
Yorum Gönder