hülya konar'ın kişisel değişim ve gelişim, kariyer, iş hayatı, insan ilişkileri konusunda bilgi, kişisel tecrübe ve gözlemlerini paylaştığı web günlüğü. hülyaca ❤: Haziran 2008

bünyeye ağır gelen bir film



"Otorite eğer egolarla bezeliyse ve sevgiden mahrumsa
neler olur" sorusunun yanıtı olan filmlerden birisi ...

Muazzam sahneleri olan ve sisteme yapılan eleştirilerle dolu,
Jack Nicholson’la başlayıp, Louise Fletcher’le ,
Danny DeVito’yla devam eden şahane performanslara sahip ,
9 dalda oscara aday olan ve 5 dalda oscar alan
" GUGUK KUŞU " isimli filmden bahsediyorum.

one flew over the cuckoo's nest

McMurphy,çeşitli suçlardan hapishanededir ve birsüre sonra
hapishaneden akıl hastanesine transfer edilir.
Zaten amacı da hapishaneden kurtulmaktır.
Akıl hastanesinden kaçarak özgürlüğüne kavuşma planları
yapmaktadır. Ancak işler beklediği gibi gitmeyecektir...

Filmin başında, iki polis McMurphy'i (Jack N.) hastaneye getirdiğinde,
polis McMurphy in kelepçesini çözdükten sonra,
McMurphy bu polise öylesine hınzır bir gülümse atar ve
bağırarak zıplamaya başlar ki,bu davranışı McMurphy'nin
filmin geri kalanında yapacaklarının göstergesidir.

McMurphy karakter olarak çok asi, enerjik, dominant bir karakterdir.
Disiplin ve kurallar O'nun için gereksizdir ve olmamalıdır da.
Hastane kurallarının çiğnenmesi için de koğuştaki arkadaşları ile
elinden geleni yapar.

Akıl hastanesinin baskıcı hemşiresi Ratched (Louise Fletcher)
hastalara psikolojik baskı uygulayarak onları daha da demoralize eden
bir kadındır. Ratched, karşısında McMurphy gibi bir asiyi görünce,
elindeki tüm imkanları kullanarak bu 'farklı' adamı
susturmaya çalışıyor.

McMurphy oradaki herkesten farklıdır, güçlüdür, isyankardir ,
bize deli yaramaz, bize " koyun " lazım diyen otoriteye başkaldıran
bir adamdır ve çevresindekileri de etkilemektedir.
Bu da hastanedekilerin ve özellikle hemşire Ratched in otoritesini
tehdit eden bir durumdur.


McMurphy in hastaneye gelmesi ile heyecan başlıyor, okadar güzel ve
unutulmaz replikler var ki filmde...

McMurphy, hastanede çok ağır bir mermer havuzu kaldırabileceğine
dair diğer hastalarla iddiaya girer.
Yüklenir ve havuzu kaldırmaya çalışır, kaldıramaz.
Diğer hastalar onunla alay ederken o şöyle söyler ;

" Ben en azından denedim ".

"i tried, at least i did that!"


Otoriter kurumlar ve bireyler arası ilişkileri anlatan bu filmi izlerken,
Jack Nicholson gerçekten mi psikopat, yoksa çok mu iyi rol yapıyor ,
ikileminde kaldım...

imdb de rate değeri oldukça yüksek olan bu filmi hala izlemediyseniz

sakin kafayla mutlaka izleyin derim!

hatta isterseniz önce filmin fragmanına bakın ..

idefix / dvd için

Sistemi kullanarak kişisel egolarını tatmine kalkan ve
" kimin dediği olacak ? elbette benim !" takıntısından
kurtulamayan kişilerin,
insanı nasıl çileden çıkarıp arıza yapacağına dair
sıkı bir kanıtdır bu film yani Guguk Kuşu...



filmin afişi süper

mcmurphy deli mi

hastaneden bir sahne

mcmurphy bu


yazının tamamı
31 ツ

önce kendi kanatlarına güven



Hiçkimse her işte en iyi değildir.
Her insan bir işi diğerlerinden daha iyi
yapacak şekilde dünyaya gelir.
Karakteri ile kariyerinin örtüştüğü bu nokta,
onun dünyada bul(un)ması gereken yeri gösterir.

Başarılı olmak için önce "yerini bulmak" gerekir .
Yapmak için doğduğunuz şey ne?
Olmak için geldiğiniz yer neresi?
Eğer bunları keşfederseniz,
başarınızda limit sadece "siz"siniz !

Bu satırlar,yazılarını ve organizasyonlarını takip ettiğim
"Önce kendi kanatlarına güven!"
diyen Mümin Sekman'ın yazdığı
" Limit Sizsiniz! / Açılmamış Kanatların Büyüklüğü Bilinmez "
isimli yeni kitaba ait ...
(söz ise Andre Gide' nin.)



ve bir paragraf daha ;

-Baş + arı: 'Baş' olmak için 'arı' gibi çalışmak gerekir!

-Başarı sonuç alır susar, başarısızlık açıklama ister.

-Başarı (b)ilgi ister. 'Bilgi'nin de beşte dördü 'ilgi'dir!

-Sadece iyide değil, kötü yolda da rekabet vardır!

-Her başarının bir son kullanma tarihi bulunur!

-İnsanlar üçe ayrılır:
Gerçekten başarılılar,
başarılıyım diye geçinenler ve
başarılı insanlar üzerinden geçinenler !

ve son bir paragraf daha + bunu da öyle birisinin hayatı ile destekliyor ki,
ben hayranlıkla okudum.

Dışındaki limitler içindekiler kadar genişler ya da daralır.
kafesten çıkınca değil, kafesi kafanın içinden çıkarınca özgürleşirsin.
Önce kendi kanatlarına güven!
Büyük başarı kalpten gelir,
beyinde büyür,
ellerden
hayata...







yazının tamamı