sanırım belli bir noktaya geldikten sonra zorlamanın bir anlamı kalmıyor akışına bırakmak zamana yaymak gerekiyor. çünkü birşey olacaksa sen parmağını kımıldatmasan bile oluyorken olmayacaksa istersek dünyayı çağıralım yardımımıza olmuyor işte...
önemli olan bunu farkedebilmek değil midir Hülya'cım? kör olmadan... öykü'nün de bugün yazdığı gibi; ''En tatlı hallerı ıle senı hıpnotize etmesınler.'' yeterki.
evet gerçekten değermiyi sorup mücadele etmeli ;baktık olmuyor .....yapcak bir şey yok o zaman ....ALLAH HERKESİN YOLUNU AÇIK ETSİN :))))) ZEYNEPCİM NE KADAR İNCESİN YASEMİNCİM SENDE ÖYLE :)) BEN NE ŞANSLIYIM SİZLERİ TANIDIM ;LÜTFEN HEP YÜREĞİMDE KALIN VE TABİ SAYFAMDADA :)))))SEVGİYLE.......
FİGEN FOTOĞRAFIN GERÇEKTEN ÇOK GÜZEL.. Zorlaymayla birarada tutulmaya çalışılan ilişkilerin kimseye yararı yok bence... iki ayrı elmayı böyle bütünleştirsek yiyene için hiç bir fayda vermez... Ayrıca duruşu da bunun gerçek bir bütünlük olmadığını gösterir... iki ayrı elmayı eşler ve ipleri de çocuklar, tanıdıklar, akrabalar olarak görüyorum... Karşşınızdaki insan sizin yarımınız değilse hayatınızın geri kalanını bir yamayla geçirmeyin... Sevgiler
Sonuna kadar mücadele etmeli ama son neresi onu iyi hesaplamalı yıprandığıyla kalıyor insan olmuyorsa zaten olacak birşey değildir adı üstünde olmaz :) Kaynayan kazan kapak tutmazmış zahmetine zamanına yazık
aslında burada sihirli kelime="olmuyorsa" ... sadece aşk meşk:) , ilişkiler olarak değilde hayatımızın tümünde yaşadığımız herşey için geçerli bu yorumum.eğer birşeyin "olmadığını" anlayabildiysek bu bizim karar vermemiz gereken bir andır bana göre...bende yasemin küçük gibi herzaman herkonuda pes etmemekten istediğimi almak için mücadele etmekten yanayımdır ve bunu kendi hayatıma uyguladığım gibi heryerdede basbas bağıra bağıra söylerim.ancak bu körün değneğini bellemesi:) gibi birşey değil...inat yada çaresizlik yada acizlik yada yalnız kalma korkusu yada konu herne ise yeni seçimde başarısız olma endişesinden dolayı eskiyi sürdürme anlamında değil... sanki elma yemezsek ölecekmişiz gibi düşünüp elmaları dikip birleştirmenin bana göre ne bana ne o elmaya faydası olur düşüncesindeyim.yasemin şeker'in söylediği gibi yamalı elma sonuçta:)
zaten bu resimdeki elmanın yamalı olmasını boşverin iki parçası aynı bile değil.biri yeşil biri kırmızı:)
yani elmanın yerine ne koyabilirim diye düşünmek ve seçenekler üretip alternatif çözüm yolları bulmak bana göre o yamalı elmayı yemekten daha keyifli olabilir...zorlamayacaksın derken kastım buydu aslında.pes etmek değilde aynı amaca hizmet eden başka bir şey bulmak...
nihat, yorumunu şimdi okudum "Kaynayan kazan kapak tutmazmış" demek... ilk kez duydum bu deyimi,güzelmiş,teşekkür ederim,birşey daha öğrendim bak.
Ben bu elmaya bakınca, yürümediğini bildiği halde çocuk yaparak evliliğe devam etmeye çalışanlar kendini kırmızı ya da yeşil elma gibi görüp hayatını eşine adayarak hem onun hayatını hem kendi hayatını zora sokanlar aklıma geldi... Ama dediğiniz doğru Zeynep. Adamın hayatı müziktir.. Ama birilerinin zoruyla mühendis olmuştur! Mühendisliğe devam ederek kendi yarısını hiçe sayarak yaşaması uhdelerle dolu bir yaşlılığı getirir.:) İnsan değerleriyle yaşar... idealleriyle büyür.. Başkasının zoruyla konumuş bir hedefle ise sadece ömrünü çürütür :) ...
yasemin, benim bayan bir doktor arkadaşım var,kadın 6 yıl tıp okumuş 4 yıl daha okuyup uzman olmuş.şimdi 3 yıllık yandal uzmanlığı okuyor.son 1 senesi kaldı..kendisi bunları okuyorsa gülecektir biliyorum ama yüzünede söylüyorum "sen delimisin" diyorum:)evet çok başarılı bir kadın,pekçok kişi onun yerinde olmak için can atıyor ama o kendi yerinde olmak için can atmıyor:)yani mutlu değil çünkü doktor olmak istemiyor:)anne doktor baba önemli bir doktor(cerrah) ve ilkokuldan beri o hep doktor olmak istemek "zorunda kalmış"... şuan işini çok iyi yapan bir doktor,buna akademik kariyerde ekleyerek belki yıllar sonra çok başarılı projelerde onun adını duyucaz ama bildiğim birşey var ki o yine mutsuz olacak çünkü zorla olduğu doktorluk mesleğinden "kendine göre" geri adım atamadığı için zorla başarılı olacak ve muhtemelen başarılı olmanın da hazzını yaşayamayacak:(
benimde doktor bir hanım arkadaşım var onunda anne babası doktor şen şakrak güleryüzlüdü ama yapmak istediği birçok şeyin hayal olduğundan bahsederdi en son uzamnlık için gecesini gündüzüne katıyordu :( bencede yamalı elma yemektense elma yemesekte ölmeyiz demeli yanlız yanlız her çivi her çiviyi sökmez dikkat etmeli bakarsın elmanın yerine ayva kalır elinde :)
Evet, kasıt bu doğrusu katılıyorum hülya hanım, öğrenilmiş çaresizlik yerine "elmanın yerine" neyi koyabilirim Biraz araştırma yaparsak tarihe, bilme, toplumlara yön vermiş insanların bu tezi nasıl çürüttüğünü “olmuyorsa zorlamayacaksın:))” görürüz "Edison'un üzerinde çalıştığı elektrik ampulüne koyacağı tel için 200'den fazla maddeyi denediği söylenir. Bir gün kendisine; "Bugüne kadar 200'den fazla maddeyi denedin, yine de başaramadın. Niçin bu işten vazgeçmiyorsun?" denilmişti. Edison'un cevabı düşündürücüydü: "Ben 200 maddenin ampul teli olarak kullanılamayacağını keşfettim. Yakında, ampulü ışıklandıracak teli de bulacağım." Düşünsenize Edison; "Olmuyor, yapamıyorum, başaramıyorum.." deseydi ne olurdu acaba? 1. Edison'u hiç tanımamış olurduk. 2. Edison diye biri zaten hiç olmazdı. Yavuz Sultan Selim, kendinden önce tarihte sadece iki kişinin sağ olarak geçmeyi başardığı Sina Çölü'nü geçmeye karar verdiğinde, kendinden önce geçmek isterken çölün kızgın kumlarına gömülen komutanları aklına bile getirmemiştir Ünlü müzisyen Enrico Caruso'nun ilk müzik hocası: "Senin sesin, pencere kenarından giren rüzgârın ıslık çalmasına benziyor!" diyerek Enrico'ya ders vermeyi reddetmişti. Ama o sonraları İtalya'nın en büyük tenorlarından biri oldu. Gazneli Mahmut, Hindistan'ı 16 defa kuşatmış; fakat pes etmemiştir. "Her yenilgide bir zafer arzusu yatar." ilkesinden hareketle 17. denemede başarmıştır. Örnekleri çoğalta biliriz Bir ikincisi “Kaynayan kazan kapak tutmazmış” deyimin ve açılımının konuyla bağlantısını pek çözemedim dersem yeridir Eğer bu işler hayatta oluyorsa Helen Keller'ın dediği gibi "Hayat ya cesur bir tecrübedir ya da hiçbir şey değildir." Sevgi ve saygılarımla
bir sürü çaba uğraş özveride işe yaramıyorsa herşeyi olduğu gibi zamana bırakıp beklemekten başka çare yok tek iyi yönü ise çok uğraştım çabaladım denedim ama olmadı diğerek içimizi ferah tutmak sanırım
akıllı iğne, "kaynayan kazan..." atasözü " için için gelişen olaylar veya duygular bir yerde patlak verir, önüne geçilemez, kolay kolay yatıştırılamaz" anlamına gelen bir atasözü.
bu yorumu yapan nihat ülker, tahminimce kendinden önce yapılan ikili ilişkiler hakkındaki yorumlara istinaden bu atasözünü kullandı.olmuyorsa zorlamanın kimseye faydası olmaz zararı olur.sırf idare etmek için yada ilişkide kaybeden olmamak için bazı şeyleri sineye çekersek yani eğer bahsi geçen bizi üzen olayı gerçek anlamda silmediysek içimize attıysak nihat ın dediği gibi kayanayan kazan kapak tutmayabilir:)
bununla birlikte senin yaklaşımına kesinlikle katılıyorum,yukarıdada bahsetmiştim inandığımız şeyler uğruna sonuna kadar mücadele etmeliyiz.başarısızlık yoktur geri bildirim vardır.bunu böyle yaptım olmadı,peki nasıl yaparsam olur,ne yapmalıyım,kaynaklar mı yaratmalıyım,seçeneklerim neler,kimlere danışabilirm,eksik yanlarım neler,acaba bunu yapan insanlar neyi benden daha iyi yapıyorlarda başarılı oldular,kendi nabzıma göre değilde değerlendiren kişinin nabzına göre mi şerbet vermeyelim acaba:) gibi sorgulayıcı ve çözüm odaklı yaklaşımlarla tekrar denemeliyiz...edison gibi,yavuz sultan selim gibi...
çok teşekkür ederim bu gerçek hikayeleri bizimle paylaştığın için.
Algılayış aynıysada alış farklıdır hep (Aklın yolu bir olsa bile edişinde ayrışır insan ):)Kişinin geçmişe dönük edinimleri (tecrübeleri) ve yaşam bütüselliğinden alışı edişini ayrıştırır bu noktada herkesin olmazları olmuyorları çıkar ortaya tabiki birşeyler icat etme durumunda olmayabiliriz ama Edison kadar zeki olmayan birinden zekasının üzerinde birşey bekleyemezsin çok zorlarsa sağlığı bozulur yada herkesin kılıcı Sultan Selim kadar keskin olmayabilir.Aslolan olmuyorsamızı olmazımızı minimize etmek ve sınırını iyi bilmektir olmuyor deyip kestirip atmak kesinlikle kolaycılıktır.İkili münsebetlerde konu bundan farklı değil ortaklık arkadaşlık gönül işleri karşımızdakinin bizi kendine uydurmasına dikta etmesine izin verirsek kazan kaynar kapak tutmaz. :)Dendiği gibi ''Hayat ya cesur bir tecrübedir yada hiçbirşey değildir.'' Vee mücadelemizi hakkıyla yerine getirdikten sonra hiçbirimiz başaramadıklarımız için kendimizi ezik hissetmeyiz mücadele etmiş olmak kendimize olan saygımızla bırakır bizi başaramasak bile. Zaten adı üzerinde olmuyorsa olmaz .Herkese çok teşekkürler saygılarımla
Karşınızdaki insan size karşı çok güçlü duygular besliyor diye, onu kırmamak için deneme yanılma yöntemiyle bir ilişki yaşayamazsınız. Kendinize ve ona karşı dürüst olmalısınız.
Etrafınızda sizinle ilgilenen insanlar var. Peki siz bu insanlarla ilgileniyor musunuz? Asıl sorulması gereken soru bu! Her zaman birileri çıkıp sizinle ilgilendiğini söyleyecektir, ama önemli olan sizin ne hissedeceğinizdir. Aşk böyle bir şey işte... Her gönüle kalp çarpmıyor. Sorun şu ki, istediğiniz kişiyle beraber olmalısınız.
Savaşmak Gerekir Çünkü, aşk bir savaştır ve insan savaşmadan yaşayamaz. Kimse bunu farketmez ama her mutsuz biten aşk hikayesi, bir savaşın sonudur ve bu savaş, aslında bizi biraz daha güçlendirmiştir. Her savaş sonunda, artık sorunsuz bir sevda yaşamak istediğimizi haykırır dururuz etrafa. Güven duymak, mutlu olmak isteriz. Güveni seçip sıkıldığımızı gördükçe de, fırtınalı aşkları daha çok ararız.
Elma ile armut toplanmaz diye öğretmişlerdi; elma ile elma bile toplanamıyor.
Yorum Gönder
hayata dair gözlemlerim
ve özlemlerim ...
Kendimi seviyorum, dolayısıyla zevk aldığım bir işte çalışıyorum. İşimde yaratıcı yeteneklerimi kullanıyor, beni seven ve benim de sevdiğim kişilerle birlikte çalışıyorum. Dünyama yalnızca sevgi dolu insanları alıyorum. Kendimi seviyorum, dolayısıyla tam anlamıyla şu anda yaşıyorum, her anın tadını çıkarıyorum. Evrenin sevilen bir çocuğu olduğum,evren benimle sonsuza dek ilgileneceği için geleceğimin parlak, neşe ve mutluluk dolu ve güvenli olacağını biliyorum.
Hepinizi çok seviyorum ♡
Sevgimle ve sağlıcakla kalın.
Zeynep Hülya Konar
NLP Master Terapisti
İş & Kariyer & Yönetici Koçu
NLP ile İngilizce Eğitim Uzmanı
Pilates Eğitmeni
yorum yapıldı: 27
bi karar ver ama Hülya :D
aynen katılıyorum.Sonradan sonuçları daha kötü oluyor.
Sevgiler Hülya Hanım...
Olmayınca
ne kadar çabamız olursa olsun
Olmuyor gercekten de.
sanırım belli bir noktaya geldikten sonra zorlamanın bir anlamı kalmıyor akışına bırakmak zamana yaymak gerekiyor. çünkü birşey olacaksa sen parmağını kımıldatmasan bile oluyorken olmayacaksa istersek dünyayı çağıralım yardımımıza olmuyor işte...
olmuyor işte zorlamak manasız demi :)
bu ne için olduğuna göre değişkenlik gösteriri bana göre... yine de sonuna kadar mücadele etmeli...
Neyi… Diye sorarsan değişir
Mesele edersen işte bütün mesele o
"to be or not to be; that is the question"
önemli olan bunu farkedebilmek değil midir Hülya'cım?
kör olmadan...
öykü'nün de bugün yazdığı gibi;
''En tatlı hallerı ıle senı hıpnotize etmesınler.'' yeterki.
:)
Nasipse gelir Hint'ten Yemen'den,
Nasip değilse ne gelir elden!
demek geçti içimden ve dedim :)
kesinlikle katılıyorum:))
evet gerçekten değermiyi sorup mücadele etmeli ;baktık olmuyor .....yapcak bir şey yok o zaman ....ALLAH HERKESİN YOLUNU AÇIK ETSİN :))))) ZEYNEPCİM NE KADAR İNCESİN YASEMİNCİM SENDE ÖYLE :)) BEN NE ŞANSLIYIM SİZLERİ TANIDIM ;LÜTFEN HEP YÜREĞİMDE KALIN VE TABİ SAYFAMDADA :)))))SEVGİYLE.......
FİGEN FOTOĞRAFIN GERÇEKTEN ÇOK GÜZEL.. Zorlaymayla birarada tutulmaya çalışılan ilişkilerin kimseye yararı yok bence... iki ayrı elmayı böyle bütünleştirsek yiyene için hiç bir fayda vermez... Ayrıca duruşu da bunun gerçek bir bütünlük olmadığını gösterir... iki ayrı elmayı eşler ve ipleri de çocuklar, tanıdıklar, akrabalar olarak görüyorum... Karşşınızdaki insan sizin yarımınız değilse hayatınızın geri kalanını bir yamayla geçirmeyin... Sevgiler
Sonuna kadar mücadele etmeli ama son neresi onu iyi hesaplamalı yıprandığıyla kalıyor insan olmuyorsa zaten olacak birşey değildir adı üstünde olmaz :) Kaynayan kazan kapak tutmazmış zahmetine zamanına yazık
aslında burada sihirli kelime="olmuyorsa" ... sadece aşk meşk:) , ilişkiler olarak değilde hayatımızın tümünde yaşadığımız herşey için geçerli bu yorumum.eğer birşeyin "olmadığını" anlayabildiysek bu bizim karar vermemiz gereken bir andır bana göre...bende yasemin küçük gibi herzaman herkonuda pes etmemekten istediğimi almak için mücadele etmekten yanayımdır ve bunu kendi hayatıma uyguladığım gibi heryerdede basbas bağıra bağıra söylerim.ancak bu körün değneğini bellemesi:) gibi birşey değil...inat yada çaresizlik yada acizlik yada yalnız kalma korkusu yada konu herne ise yeni seçimde başarısız olma endişesinden dolayı eskiyi sürdürme anlamında değil... sanki elma yemezsek ölecekmişiz gibi düşünüp elmaları dikip birleştirmenin bana göre ne bana ne o elmaya faydası olur düşüncesindeyim.yasemin şeker'in söylediği gibi yamalı elma sonuçta:)
zaten bu resimdeki elmanın yamalı olmasını boşverin iki parçası aynı bile değil.biri yeşil biri kırmızı:)
yani elmanın yerine ne koyabilirim diye düşünmek ve seçenekler üretip alternatif çözüm yolları bulmak bana göre o yamalı elmayı yemekten daha keyifli olabilir...zorlamayacaksın derken kastım buydu aslında.pes etmek değilde aynı amaca hizmet eden başka bir şey bulmak...
nihat, yorumunu şimdi okudum "Kaynayan kazan kapak tutmazmış" demek...
ilk kez duydum bu deyimi,güzelmiş,teşekkür ederim,birşey daha öğrendim bak.
Olmuyorsa zorlamak olumlu sonuç vermez ilişkiler birbirini anlayamamaktan doğan çetrefilli yapıya dönüşmeye başlar ve acılar yaşanmaya devam eder.
Ben bu elmaya bakınca, yürümediğini bildiği halde çocuk yaparak evliliğe devam etmeye çalışanlar kendini kırmızı ya da yeşil elma gibi görüp hayatını eşine adayarak hem onun hayatını hem kendi hayatını zora sokanlar aklıma geldi... Ama dediğiniz doğru Zeynep. Adamın hayatı müziktir.. Ama birilerinin zoruyla mühendis olmuştur! Mühendisliğe devam ederek kendi yarısını hiçe sayarak yaşaması uhdelerle dolu bir yaşlılığı getirir.:) İnsan değerleriyle yaşar... idealleriyle büyür.. Başkasının zoruyla konumuş bir hedefle ise sadece ömrünü çürütür :) ...
yasemin, benim bayan bir doktor arkadaşım var,kadın 6 yıl tıp okumuş 4 yıl daha okuyup uzman olmuş.şimdi 3 yıllık yandal uzmanlığı okuyor.son 1 senesi kaldı..kendisi bunları okuyorsa gülecektir biliyorum ama yüzünede söylüyorum "sen delimisin" diyorum:)evet çok başarılı bir kadın,pekçok kişi onun yerinde olmak için can atıyor ama o kendi yerinde olmak için can atmıyor:)yani mutlu değil çünkü doktor olmak istemiyor:)anne doktor baba önemli bir doktor(cerrah) ve ilkokuldan beri o hep doktor olmak istemek "zorunda kalmış"... şuan işini çok iyi yapan bir doktor,buna akademik kariyerde ekleyerek belki yıllar sonra çok başarılı projelerde onun adını duyucaz ama bildiğim birşey var ki o yine mutsuz olacak çünkü zorla olduğu doktorluk mesleğinden "kendine göre" geri adım atamadığı için zorla başarılı olacak ve muhtemelen başarılı olmanın da hazzını yaşayamayacak:(
Ne diyelim ozaman... Yamalı elmalarla yaşayanlara selam olsun :)
benimde doktor bir hanım arkadaşım var onunda anne babası doktor şen şakrak güleryüzlüdü ama yapmak istediği birçok şeyin hayal olduğundan bahsederdi en son uzamnlık için gecesini gündüzüne katıyordu :( bencede yamalı elma yemektense elma yemesekte ölmeyiz demeli yanlız yanlız her çivi her çiviyi sökmez dikkat etmeli bakarsın elmanın yerine ayva kalır elinde :)
Evet, kasıt bu doğrusu katılıyorum hülya hanım, öğrenilmiş çaresizlik yerine "elmanın yerine" neyi koyabilirim
Biraz araştırma yaparsak tarihe, bilme, toplumlara yön vermiş insanların bu tezi nasıl çürüttüğünü “olmuyorsa zorlamayacaksın:))” görürüz
"Edison'un üzerinde çalıştığı elektrik ampulüne koyacağı tel için 200'den fazla maddeyi denediği söylenir. Bir gün kendisine; "Bugüne kadar 200'den fazla maddeyi denedin, yine de başaramadın. Niçin bu işten vazgeçmiyorsun?" denilmişti. Edison'un cevabı düşündürücüydü: "Ben 200 maddenin ampul teli olarak kullanılamayacağını keşfettim. Yakında, ampulü ışıklandıracak teli de bulacağım."
Düşünsenize Edison; "Olmuyor, yapamıyorum, başaramıyorum.." deseydi ne olurdu acaba?
1. Edison'u hiç tanımamış olurduk.
2. Edison diye biri zaten hiç olmazdı.
Yavuz Sultan Selim, kendinden önce tarihte sadece iki kişinin sağ olarak geçmeyi başardığı Sina Çölü'nü geçmeye karar verdiğinde, kendinden önce geçmek isterken çölün kızgın kumlarına gömülen komutanları aklına bile getirmemiştir
Ünlü müzisyen Enrico Caruso'nun ilk müzik hocası: "Senin sesin, pencere kenarından giren rüzgârın ıslık çalmasına benziyor!" diyerek Enrico'ya ders vermeyi reddetmişti. Ama o sonraları İtalya'nın en büyük tenorlarından biri oldu.
Gazneli Mahmut, Hindistan'ı 16 defa kuşatmış; fakat pes etmemiştir. "Her yenilgide bir zafer arzusu yatar." ilkesinden hareketle 17. denemede başarmıştır.
Örnekleri çoğalta biliriz
Bir ikincisi “Kaynayan kazan kapak tutmazmış” deyimin ve açılımının konuyla bağlantısını pek çözemedim dersem yeridir
Eğer bu işler hayatta oluyorsa Helen Keller'ın dediği gibi
"Hayat ya cesur bir tecrübedir ya da hiçbir şey değildir."
Sevgi ve saygılarımla
bir sürü çaba uğraş özveride işe yaramıyorsa herşeyi olduğu gibi zamana bırakıp beklemekten başka çare yok tek iyi yönü ise çok uğraştım çabaladım denedim ama olmadı diğerek içimizi ferah tutmak sanırım
Sonuna kadar katılıyorum yasemin yamalı sevdalara hayır.....
akıllı iğne, "kaynayan kazan..." atasözü
" için için gelişen olaylar veya duygular bir yerde patlak verir, önüne geçilemez, kolay kolay yatıştırılamaz" anlamına gelen bir atasözü.
kaynak
bu yorumu yapan nihat ülker, tahminimce kendinden önce yapılan ikili ilişkiler hakkındaki yorumlara istinaden bu atasözünü kullandı.olmuyorsa zorlamanın kimseye faydası olmaz zararı olur.sırf idare etmek için yada ilişkide kaybeden olmamak için bazı şeyleri sineye çekersek yani eğer bahsi geçen bizi üzen olayı gerçek anlamda silmediysek içimize attıysak nihat ın dediği gibi kayanayan kazan kapak tutmayabilir:)
bununla birlikte senin yaklaşımına kesinlikle katılıyorum,yukarıdada bahsetmiştim inandığımız şeyler uğruna sonuna kadar mücadele etmeliyiz.başarısızlık yoktur geri bildirim vardır.bunu böyle yaptım olmadı,peki nasıl yaparsam olur,ne yapmalıyım,kaynaklar mı yaratmalıyım,seçeneklerim neler,kimlere danışabilirm,eksik yanlarım neler,acaba bunu yapan insanlar neyi benden daha iyi yapıyorlarda başarılı oldular,kendi nabzıma göre değilde değerlendiren kişinin nabzına göre mi şerbet vermeyelim acaba:) gibi sorgulayıcı ve çözüm odaklı yaklaşımlarla tekrar denemeliyiz...edison gibi,yavuz sultan selim gibi...
çok teşekkür ederim bu gerçek hikayeleri bizimle paylaştığın için.
Algılayış aynıysada alış farklıdır hep (Aklın yolu bir olsa bile edişinde ayrışır insan ):)Kişinin geçmişe dönük edinimleri (tecrübeleri) ve yaşam bütüselliğinden alışı edişini ayrıştırır bu noktada herkesin olmazları olmuyorları çıkar ortaya tabiki birşeyler icat etme durumunda olmayabiliriz ama Edison kadar zeki olmayan birinden zekasının üzerinde birşey bekleyemezsin çok zorlarsa sağlığı bozulur yada herkesin kılıcı Sultan Selim kadar keskin olmayabilir.Aslolan olmuyorsamızı olmazımızı minimize etmek ve sınırını iyi bilmektir olmuyor deyip kestirip atmak kesinlikle kolaycılıktır.İkili münsebetlerde konu bundan farklı değil ortaklık arkadaşlık gönül işleri karşımızdakinin bizi kendine uydurmasına dikta etmesine izin verirsek kazan kaynar kapak tutmaz. :)Dendiği gibi ''Hayat ya cesur bir tecrübedir yada hiçbirşey değildir.'' Vee mücadelemizi hakkıyla yerine getirdikten sonra hiçbirimiz başaramadıklarımız için kendimizi ezik hissetmeyiz mücadele etmiş olmak kendimize olan saygımızla bırakır bizi başaramasak bile. Zaten adı üzerinde olmuyorsa olmaz .Herkese çok teşekkürler saygılarımla
Karşınızdaki insan size karşı çok güçlü duygular besliyor diye, onu kırmamak için deneme yanılma yöntemiyle bir ilişki yaşayamazsınız. Kendinize ve ona karşı dürüst olmalısınız.
Etrafınızda sizinle ilgilenen insanlar var. Peki siz bu insanlarla ilgileniyor musunuz? Asıl sorulması gereken soru bu! Her zaman birileri çıkıp sizinle ilgilendiğini söyleyecektir, ama önemli olan sizin ne hissedeceğinizdir. Aşk böyle bir şey işte... Her gönüle kalp çarpmıyor. Sorun şu ki, istediğiniz kişiyle beraber olmalısınız.
Savaşmak Gerekir
Çünkü, aşk bir savaştır ve insan savaşmadan yaşayamaz. Kimse bunu farketmez ama her mutsuz biten aşk hikayesi, bir savaşın sonudur ve bu savaş, aslında bizi biraz daha güçlendirmiştir. Her savaş sonunda, artık sorunsuz bir sevda yaşamak istediğimizi haykırır dururuz etrafa. Güven duymak, mutlu olmak isteriz. Güveni seçip sıkıldığımızı gördükçe de, fırtınalı aşkları daha çok ararız.
Elma ile armut toplanmaz diye öğretmişlerdi; elma ile elma bile toplanamıyor.
Yorum Gönder