hülya konar'ın kişisel değişim ve gelişim, kariyer, iş hayatı, insan ilişkileri konusunda bilgi, kişisel tecrübe ve gözlemlerini paylaştığı web günlüğü. hülyaca ❤: Şubat 2009
22 ツ

uçuş fobisi ile başa çıkabilmek






THY uçağı Amsterdam'da düştü
ve çok üzgünüm .


Daha önce bahsetmiş olabilirim, yakın bir zamana kadar
uçakla seyahat etmekten rahatsız oluyordum.
Kuşların haricinde başka hiçbirşey bana göre uçamazdı :)
Uçağın uçmasını mantığım kabul etmediği için de
uçuş fobimi yenmek istemiyordum.

Bendeki fobinin altında uçağın düşmesi değil,
uçağın uçuyor olmasını kabul edememe ve bu duygu
durumunun yarattığı korku + kaygı vardı.

Bu düşüncemi paylaştığım kişiler,hep bana uçağın en güvenilir
ve en az kaza yapan ulaşım aracı olduğunu anlattılar.

Ve genelde bu konuşmalar " kaderde ölmek varsa uçak bahane ,
yolda düşersin yine ölürsün..."
tarzı yorumlarla bitmiştir !

Daha sonra yani NLP çalışmalarıma başladıktan sonra,
uçuş fobimi nasıl yenebilirim çalışmalarımda başladı.
NLP ve EFT tekniklerini kullanarak zaman içinde
düşünce biçimimi değiştirdim.

Yine uçağın uçmasını mantığım kabul etmiyordu ancak düşününce
mantığımın geminin denizde yüzmesini yani batmamasını da
kabul etmediğini farkettim.
(Bilimsel ve tekniksel kabul edilebilir gerçeklerinin
haricinde farklı bir duygu durumudur bu.)

Fakat gemide böyle bir endişe yaşamıyorsam uçaktada yaşamamalıydım.

Ben bunu başarabilirdim !

NLP ve EFT tekniklerini kendimde uygulayarak ,
bu çalışmaların yaşadığım kaygı seviyesini azaltacağına
inanarak uçuş fobimi yendim.
(* Ben NLP MASTER TERAPİSTİ ve EFT PRATİSYENİ olduğum için
tüm teknikleri kendimde uyguladım.Bu çalışmaların
kesinlikle bir profesyonel çalıştırıcı ile yapılması
gerektiğini hatırlatırım. )


Şuan uçakla seyahat edebiliyorum fakat tercih şansım varsa
yine karayolunu seçerim.
Benim istediğim heryere uçakla gitmek değil
uçağa binmem gerekiyorsa binebiliyor olmamdı.
Bana göre tedavimin başarı değerlendirme noktası buydu.

Uçak kazası olma ihtimali var bunu biliyorum ancak
benim üstesinden geldiğim sorun kötü bir şey olacağına dair
negatif düşüncelerden arınmak ve bu düşüncelerin
bende yarattığı kaygı seviyesini en aza indirebilmek oldu ...

Ayrıca THY ' da Uçuş Fobisi ile Başa Çıkma Eğitimleri
veriliyor. Programı inceledim , başarılı sonuçlar alınabilir.

İlgilenir yada bilgi almak isterseniz ;

Uçuş Fobisi ile Başa Çıkma Eğitimleri

THY Uçuş Fobisi Eğitimi Duyurusu


Aşağıdaki videoda , bu eğitimde kullanılan simülasyon uçağından
görüntüler ve röportajlar var.
* V İ D E O *

Atatürk ' ün de uçuş fobisi olduğuna dair bir yazı.

"Her yıl eşekler ve katırlar, uçak kazalarından
daha fazla can alıyor..."


Fobilerin en ağırı: Uçuş fobisi


yazının tamamı

zor insanla birlikte yaşamak



" Birgün, tilki ile leylek arkadaş olurlar.

İlk olarak tilki leyleği evine yemeğe davet eder.
Daveti büyük bir sevinçle kabul eden leylek, davet günü
büyük bir hayal kırıklığına uğrar.
Tilki sofraya düz bir tabak koyduğu için, leylek tabağına konan
yemeği yiyemez. Bunu en baştan düşünen kurnaz tilki,
planladığı gibi bütün yemeği tek başına yer.

Leylek ise aç kaldığını hiç belli etmeden yemeğe
davet ettiği için tilkiye teşekkür eder ve o da tilkiyi
yemeğe davet eder.

Leyleğin yemeklerini koyduğu kap leyleğin gagasına göredir;
ağzı dar ve derin. Aç kalma sırası tilkidedir.
Tilki de ne kadar uğraşırsa uğraşsın böyle bir kaptan
hiç yemek yiyemez.
Hem kendi evinde, hem leyleğin evinde
tüm yiyecekleri yemeyi planlayan tilkinin planları suya düşer.
Leyleğin kurnazlığını anladığını gören tilki, leylekten özür diler. "


Tüm insanlarla iletişim kurmak her zaman da kolay değildir.

“Zor İnsan” yani “Savunmacı Yaklaşım”
gösteren kişilerle iletişim kurmak ayrı bir incelik
ve iletişim becerisi ister.

Bazı insanlar karşılarındakinin performansını düşürmek ve
onların şevkini kırmak için bilerek zor tavırlar sergiler.
En kötüsü de, bu tavırlarını değiştirmeleri için onlara
teklif edilen tüm yardımlara ve iletişim yollarına
karşı bağışıklık kazanmış olmalarıdır.
Tüm bu çabalar sonuçsuz kalır.

Her zor insan birbiriyle aynı davranışları sergilemez.
Bazı zor insanlar sürekli konuşup hiç dinlemezken,
diğerleri de hep son sözü söylemeyi tercih eder.
Kimisi sürekli sizi eleştirir.
Bazısı sessiz, bazısı agresif olabilir.


Dr. Robert M. Bramson 4 Zor İnsan çeşidini şöyle tanımlıyor ;

Agresif İnsanlar:
Bu insanlar karşılarındakinin ya kendilerinden kaçmalarını
ya da öfkeyle kendilerine saldırmalarını beklerler.
Bu davranışlara karşı hazırlıklıdırlar.
Saldırgan bir tavırla karşılık verip sizi rencide edebilirler.
Bu yüzden onlara karşı durun ama savaşmayın.
Amacınız fikirlerinizi kendinizden emin bir şekilde savunmak olsun,
polemik yaratmak değil. Sakin bir şekilde kendinizi ifade edin ve
size yönelik saldırgan tavırlara kendinizden emin bir şekilde karşılık verin.

Pusuda bekleyenler:
Bu insanlar, en uygun zamanı bekleyip kurnaz bir şekilde
saldırma konusunda ustadırlar.
Mizahi yöntemlerin arkasına sığınarak ve alaycı ses tonlarıyla
sizi küçük düşürmeyi hedeflerler. Polemiğe girmek istemediğiniz
için bu insanlarla mücadele etmekten kaçınıyor olabilirsiniz.
Ama unutmayın ki ne kadar geri çekilirseniz o kadar üstünüze gelirler.
Bu yüzden karşınızdaki zor insana soruyla cevap verin.
“Galiba şaka yapıyorsun, yoksa yanılıyor muyum?” diye
bir soru karşısında o da geri adım atacak ve büyük ihtimalle
sadece şaka yaptığını söyleyecektir.

Sürekli şikayet edenler:
Bu insanlar, düşmanlık dolu bir dünyada yaşadıklarına inanırlar,
bu yüzden karşılarındakine güvenmezler.
Kendilerine olan güvenleri de azdır. Eksik olan özgüvenlerini
saklamak için memnuniyetsiz, her şeyden ve herkesten şikayet eden
bir tavır içine girerler. Bu insanlarla mücadele ederken
negatif bir tavır sergilemektense onlara iyimser bir şekilde yaklaşın.
Olayların, onlara görünmeyen iyi yönlerini göstermeye çalışın.

Sessiz insanlar:
Sorularınıza kısa cevaplar veren ya da sizi duymazlıktan gelen,
sürekli somurtan insanlarla anlaşmak zordur,
çünkü bu insanlar çekingendirler.
Mümkün olduğunca az konuşur, çevrelerindekilerle diyaloga girmezler.
İnsan ilişkilerinde de ilk adımı kolay kolay atamazlar.
Bu yüzden onlarla anlaşmaya çalışırken “evet-hayır” cevaplı
sorulardan çok, uzun cevaplı soruları tercih edin.


Zor iş arkadaşları ile nasıl başa çıkılır ? pdf formatında dosya

Zor insanla iletişim word formatında dosya

Gülse Birsel' den " Ömür törpüleri ile başa çıkma yolları "

NTVMSNC' den " Zor insanlarla mücadele "

Radikal' den " Zor kişilerle yaşama sanatı "



zor insanlar



yazının tamamı
21 ツ

bu iş görüşmesinde siz olsaydınız ne yapardınız



Gittiğiniz iş görüşmesinde size cevabı
doğru yada yalnış olmayan yani açık uçlu bir soru sorabilirler.

Amaç ,verdiğiniz cevapla sizin hayata bakış açınızı,
duygusal zekanızın(EQ) ne seviyede olduğunu,
empati kurma yeteneğinizi,
stres yada karar verme anlarında çözüme gidiş yolunuzu,
ve tercih yaparken tutumunuzu analiz edebilmek.

Aşağıda, Japonya'da bir iş görüşmesinde sorulan bir soru,
cevaplardan örnekler bulunuyor.
Ve bakalım işveren hangi cevabı veren adayı
neden tercih etmiş.
Soruyu okurken size soruluyormuş gibi okunmasını öneririm.


Yağmur bulutları apaçık çok şiddetli bir fırtınanın
gelmekte olduğunu söylüyor.

Karanlık yağmurlu bir gece, şimşekler çakıyor, gök gürlüyor,
tam bir fırtına var ve siz arabanızla gece saat 02.30'da yoldasınız.

Genelde tek başınıza yolculuk yapıyorsunuz ve o akşam da
öyle yaparak ıssız bir yolda ilerlemeye başladınız.

Arabanız iki kişilik.

Ve ileride bir otobüs durağı görüyorsunuz.

Arabanızla otobüs duraklarının yanından geçerken
oracıkta bekleyen insanlar oldum olası sizi hep hüzünlendirmiştir.

Çünkü otobüs durakları size geçmişinizi hatırlatmaktadır.

Ve işte o yağmurlu ve fırtınalı gecede otobüs durağına
yaklaşınca 3 kişinin beklemekte olduğunu fark ettiniz.

Bunlardan;

Birincisi bir doktor.
Tanıyorsunuz ...
Sizi daha önce geçirdiğiniz kalp krizinden kurtarmış.

İkinci kişi, çok yaşlı ve neredeyse ölmek üzere olan birisi.

Üçüncüsü ise,
hayatınızın rüyası,hayallerinizi süsleyen,
her zaman tanışmak istediğiniz birisi...

Hava gittikçe kötüleşiyor ve
arabanızda sadece bir kişilik yer var.

Böyle bir durumda siz olsaydınız ne yapardınız?



Soru bu!

Sizde düşünün lütfen. Hemen cevap vermeniz gerekmiyor.
Unutmayın doğru ya da yanlış cevap yok:)

Sizin tercihiniz önemli sadece!


iş görüşmesinde sorulan sorular


Görüşmeye girenlerin cevapları genelde şöyle olmuş :

1) Hasta adamı en yakın hastaneye götürelim.

2) Doktor daha önce hayatımı kurtardığı için onu alırdım.

3) Manen düşünürsem tabii ki hasta adamı alırdım
ama kendi geleceğim ve hayatım için her zaman
tanışmayı arzuladığım bu kadını arabaya alırdım.

4)Öyle bir havada aracımı durdurmam benim için tehlikeli olabilir.
O insanlar zaten otobüs bekliyorlar.
Demek ki otobüs gelecek ve bu malesef hayatın gerçeği,
beni bekleyen ailemi gecikerek meraklandırmak istemem.

Görüşmeye katılanların yüzde 90 ' ı aynı/benzer cevabı vermiş ;

" Yaşlı adamı arabaya alırdım "


Fakat bir kişi farklı bir cevap vermiş ve o kişiyi işe almışlar.
İşte işe aldıran o cevap :

Arabadan inip anahtarı doktora veririm,
doktor benim hayatımı kurtardığı gibi yaşlı adamı da
hastaneye yetiştirip hayatını kurtarabilir.
Böylece ben de hayatımın insanıyla otobüs durağında
baş başa kalır onu tanıma fırsatını yakalarım.


Bu çok düşünülemeyecek bir cevap değil fakat insanoğlu bencildir
ve hiç kimse arabasını vermeyi düşünememiş.

Ya siz ne yapardınız ?


yazının tamamı
12 ツ

cenaze töreni



Kendimizi, ülkemizi, dünyamızı ve geleceğimizi
nasıl değiştirebiliriz?

Değişim yolculuğuna bir öyküyle başlayalım :

Bir Anglikan Piskoposunun mezarı üstünde şunlar yazmaktadır :

“Genç ve daha özgür iken, düşlerim sonsuzken,
dünyayı değiştirmek isterdim.
Yaşlanıp akıllanınca, dünyanın değişmeyeceğini anladım.

Ben de düşlerimi biraz kısıtlayarak sadece memleketimi
değiştirmeye karar verdim.

Ama, o da değişeceğe benzemiyordu.

İyice yaşlandığımda, artık son bir gayretle, sadece ailemi,
kendime yakın olanları değiştirmeyi denedim.

Ama maalesef bunu da kabul ettiremedim.

Şimdi ölüm döşeğinde yatarken birden fark ettim ki,
önce kendimi değitirseydim,
örnek olarak ailemi de değiştirebilirdim.
Onlardan alacağım cesaret ve ilhamla,
memleketimi daha ileri götürürdüm.”


Hayalinizde, sevdiğiniz birinin cenazesine gittiğinizi canlandırın.

Cenazeye gidiyorsunuz.

Arabanızı park ediyor ve arabanızdan iniyorsunuz.

13 numaralı mezarlığa doğru ilerlerken önce selvi ağaçlarını
fark ediyorsunuz,sonra etraftaki bahar çiçeklerini görüyorsunuz,
içinizi bir hüzün sarıyor.

Mezarlıkta ilerledikçe dostlarınızın ve aile
üyelerinin yüzlerini görüyorsunuz.

Oradaki insanların yüreğinden taşan ve bir kaybın
neden olduğu hüznü paylaşıyor ve ölen kişiyi hayattayken
tanımış olmanın sevincini hissediyorsunuz.

Ön tarafa doğru ilerliyor ve defin işlemlerini izliyorsunuz.

Birden fark ediyorsunuz ki bu sizin cenazeniz !

Bütün bu insanlar sizi onurlandırmak, son yolculuğunuzda
sizinle beraber olmak için oradalar.

Bütün yaşamınızda sizinle beraber olan bu insanlar yine sizi
yalnız bırakmamışlar ve sevgilerini son kez gösterebilmek
için oradalar.

Şaşakalıyorsunuz!

Oradan çıktıklarında belki mevlidinizde sizinle
ilgili konuşacaklar, evinize taziyeye geldiklerinde
sizinle yaşamda paylaştıklarından bahsedecekler.

Bu insanların hakkınızda neler söylemesini isterdiniz?

Mesela ailenizdekilerin sizi nasıl bir eş,
anne ya da baba olarak anmalarını isterdiniz?

Peki ya dostlarınız sizi nasıl anmalı, iş arkadaşlarınız
arkanızdan neler söylemeli?

Dost meclislerinde sizin nasıl bir kişiliğe sahip olduğunuz
konuşulurken nelerin belirtilmesini isterdiniz?

Yaşama ne tür katkılarınız olsun isterdiniz,
ne tür başarılarınızın hatırlanmasını dilerdiniz?

Sevdiklerinizin yaşamlarında nasıl değişiklikler
yapmış olmayı arzu ederdiniz?

Bu noktada “sonunu düşünerek işe başlama” devreye girmektedir.

Sonunu düşünerek bir işe başlayan insan, yaşamının her bölümünden
sorumluluk alır, örnek ve eğitici bir insan olur,
bugünden başlayarak kaçınılmaz olan ölümlü sonu
için hazırlık yapar, insanların gönüllerinde olumlu izler bırakır,
ailesi, dostları ve kendisi için faydalı olacak,
mutluluk sağlayacak amaçlar edinir.


Stephan Covey / Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı


Dr.Stephan Covey


die for ?



yazının tamamı
18 ツ

olmak istediğim yer



şu an...


burada olmak istiyorum ...


yazının tamamı

Büyük olmak demek ne demek



Çok Büyük adamdan büyük bir söz...

Büyük olmak için kimseye iltifat etmeyeceksin,
hiç kimseyi aldatmayacaksın,
ülke için gerçek amaç ne ise onu görecek
ve o hedefe yürüyeceksin.

Herkes senin aleyhinde bulunacaktır,
herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır.

Fakat sen buna karşı direneceksin,
önüne sonsuz engeller de yığacaklardır;
kendini büyük değil küçük, zayıf, araçsız,
hiç sayarak, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak
bu engelleri aşacaksın.

Bundan sonra da sana büyük derlerse, bunu söyleyenlere güleceksin.

Mustafa Kemal Atatürk

Liderlik


büyük olmak için


yazının tamamı

çığlık atmazsanız sizi kim duyar ki



Yolcular uçağın yanında otobüsten inmişler.

Bavullarını gösteriyorlar.

Bir bakmışlar uçak şirketinin minibüsü yanlarında durmuş,
içinden kaptan pilotla, yardımcı pilot inmiş.

Yolcular fena halde şaşırmışlar.
Nasıl şaşırmasınlar!

Kaptan pilotun elinde bir beyaz baston.
Kolunda üç noktali bant.
Yardımcı pilotun elinde bir köpek tasması.
Tasmanın ucunda bir köpek.
Saga sola çarparak öylece ilerliyorlar uçağa..

Günlerden 1 Nisan değil ama, 'şaka herhalde' demiş yolcular,
doluşmuşlar uçağa...

Uçak pistte hızla ilerlemeye başlamış.

Yolcuların gözleri camda.

Uçak hızlanmış...

Yolcular endişelenmeye baslamışlar...

Uçak daha hızlanmış.

Pistin sonu hızla yaklaşmaya baslamış...

Uçak iyice hızlanmış...

Bazı yolcular paniklemiş, dua etmeye başlamışlar.

Uçak son hıza ulaşmış.

Bu arada pistin sonuna da ulaşmış.

100 metre sonra betonun bitip çimlerin başladığını gören yolcular,
dehşet içinde çığlığı basmışlar...

Hemde ne çığlık ...Feryat figanmış uçağın içi ...

İşte tam o anda kaptan pilot levyeyi sonuna kadar çekmiş...

Uçak tam pist biterken tekerleklerini yerden kesmiş, havalanmış.

Kaptan pilot arkasına! yaslanmış derin bir nefes almış
ve yardımcı pilota dönmüş :

"Biliyor musun?
Bir gün çıglık atmakta gecikecekler ve hep birlikte geberip gidecegiz!"


Bu yolcuların durumuna düşmek istemiyorsak ,
tehlikeyi hissettiğimiz zaman ne çıkarsa bahtıma
diye düşünüp beklemek yerine çığlık atsak daha iyi olur :)




çığlık atmak lazım arada :)



yazının tamamı

sex is not stupid, you are stupid!

winter song!

Osho, After listening to you the other day and Hearing Sex is stupid,
we tried it right away, We dont understand! What do you find Stupid?
Osho

Ritmo and Deva Mastanando,
I have been telling you of other things. Have you ever tried them right away? I am telling you about meditation every day and you go on postponing it! And sex you tried right away! You did me a great favor – you did not try it here! That shows its stupidity.

Sex is not stupid, you are stupid! It is because of you that poor sex also becomes stupid. And you will never know unless you rise a little higher. Unless you become a little more alert, you will not see the stupidity. You can’t see it remaining on the same level – nobody can see it. Go to the madhouse, ask any madman, ”Are you mad?” He will be mad at you! But no madman will accept that he is mad. He will say, ”What are you talking about? The whole world is mad except me. I am perfectly sane.”

No madman accepts he is mad. If a madman accepts he is mad, that is a sure sign that he is getting out of his madness, he is becoming sane. You will not be able to see the stupidity of it unless you learn a little more meditativeness so that you can observe, so that you can remain detached, so that you can see from a vantage point, so that you can have a little perspective. Right now you don’t have any perspective; you are too close.

Just stand very close to the mirror, your nose touching the mirror, and you will not be able to see your own face. That is not the fault of the mirror. You have to give it a little space, then the mirror can reflect you. You are too close. Sex seems to be the greatest obsession. The priests have to be given all credit for it. For centuries they have been condemning sex as sin and they have made it an obsession.

I don’t call sex a sin, I simply call it stupid. I am not saying that you will suffer hell – what more hell do you need to suffer? You are already suffering in it. And what does it go on giving to you? It just keeps you engaged – engaged in the other so that you can avoid yourself. That is its basic stupidity: it keeps you ignorant because it keeps you ignoring yourself.

The man is interested in the woman, the woman is interested in the man. Everybody is interested in the other. It seems as if the other has all that you need, and the other is also thinking that you have all that he or she needs. Both are beggars – and believing that the other has the kingdom.

Sooner or later you feel frustrated, but your frustration never teaches you anything. It is very. difficult to learn anything. If one woman has failed you you start looking to other women. If one man has not been up to your standards – and no man can be, no woman can be because that is not possible, that is not in the nature of things – then you start looking to other men. And all kinds of perversions are there, but if you ask any perverted person, he will not say that he sees any stupidity in it.

A Frenchman was making love to someone’s wife when the husband returned two days early from his business trip. Quick as a wink, the Frenchie scrambled out of the sack and took off like a big big bird. However, the angry husband was just as fast on his feet and he grabbed a rifle and shot the Frenchman’s balls off. Not at all perturbed, the Frenchman stuck out his very long tongue and shouted, ”Missed me!”

Now if you ask this Frenchman, he will not say that he is doing anything stupid; he is doing the most fantastic thing in the world!

Three woodcutters came down to the town after a long four-month work period, during which they had not seen or heard a thing except trees and their axes. Within hours they were totally drunk and decided to visit the local whorehouse.

The madam of the institution found herself in a fix, as she could only offer two girls and didn’t want to lose her third customer. So she told one of the girls to put the inflatable tailor’s dummy into one bed.

While two of the woodcutters were escorted to the beds with the real girls, the most drunk of them was put to bed with the dummy. As the three met the next morning, they exchanged the reports of their experiences. When the turn to share his experience came for the one who had been in bed with the air-filled rubber woman, he said, ”First it was really nice, but she was too quiet. Then, when I bit her nipple, she gave one big fart and flew out the window.”

Ritmo and Mastananda, you will not be able to see what you are doing. Be a little more meditative and don’t be in such a hurry: that I told you and right away... It seems it was just an excuse. You believed that you were experimenting, you believed that you were doing something in order to know.

People can believe all kinds of things – but you cannot deceive me! People can go on rationalizing. You think you did it because I said sex is stupid? You would have done it anyway! Even if I had said that sex is very intelligent, then too you would have done it. If I had not said anything about sex, then too you would have done it.

Have a look at your mind. Try to understand how you go on rationalizing and deceiving yourself. And you cannot understand what I am saying unless you rise a little higher from the state of consciousness where you are right now. If you want to see more you have to rise a little higher.

It is as if you are standing on the road and I am sitting on the treetop. I say to you, ”A bullock cart is coming down the road.” You say, ”I don’t see any bullock cart. There is no bullock cart.” But I can see; my perspective is greater because I am on a height. You will only see the bullock cart when it comes very close to you, and then after a few yards it will disappear again. And I will say to you, ”It has not disappeared. It is still there on the road.” You will say, ”It is no longer there, it is gone.”

The higher you rise, the more you can see. And when you reach the ultimate height, Buddhahood, you can see everything. Then there is no past and no future; then there is only present. And in that clarity, sex is the most stupid thing because it keeps you in bondage the longest. I am not condemning it, I am simply stating a fact. It is your bondage. It keeps you unconscious. It does not allow you to see what you are doing. You are possessed by it.

Back in the early 1960’s when France was fighting its last colonial war, a draft-dodger from Paris pretended to have poor eyesight during his physical at the army induction center. The army doctor didn’t buy that, so he sent for a gorgeous young nurse and told her to take off her clothes.
”Describe what you see, young man,” the doctor asked.
”All I see is a blur, doctor,” the slacker replied.
Said the military M.D., ”Your eyes may not be as good as they should be my lad, but your prick is pointing straight toward Algeria!”

That’s why I call it stupid: it keeps you unconscious, it keeps you in a kind of possession. It is hormonal, it is chemical. It is not you; it is just your biology that goes on forcing you to do certain things. If you watch, you will be surprised: What are you doing? And why are you doing? If you watch you will be surprised: What are you gaining out of it? What have you gained up to now? And in your saner moments you know perfectly well what I am saying, you understand it; but those saner moments are very superficial – they come and go – and soon you are back in the same trap again. Mastananda, go back again, do it right away, but be watchful, be meditative.

And I will be there, standing by your side, and let us see what happens. Either you will not be able to do it at all or you will find that it is a biological compulsion, it is an obsession, it is not you. Your consciousness will remain floating up; deep down in the valley it will happen, but you will remain detached, unconcerned, cool. And that will give you the insight. Sex becomes a tantric experience when meditation is added to it.

Source: from Osho







yazının tamamı

kolay ve zor



Hayatta zor işler, kolay işler var,
Bunları ayıran insan olmak zor.

Bilgiçlik taslamak, konuşmak kolay,
Az ve öz konuşup susan olmak zor.

Akıl vermek kolay, iş bozmak kolay,
Bozuğu onaran insan olmak zor.

Niyet etmek kolay, başlamak kolay,
Bir işi bitiren insan olmak zor.

Almak kolay, benlik, bencillik kolay,
Alan insan değil, veren olmak zor.

Merak kolay, olay seyretmek kolay,
Bakan insan değil, gören olmak zor.

Kazanç kolay, servet, zenginlik kolay,
Vicdanlı, namuslu patron olmak zor.

Açları kandırmak, azdırmak kolay,
Açları doyuran insan olmak zor.

Yemin etmek kolay, söz vermek kolay,
Verdiği sözünde duran olmak zor.

Seçilmek, yükselmek, baş olmak kolay,
Sahtekar baskıyı kıran olmak zor.

Hile, yalan, riya, kalleşlik kolay,
Doğru olmak, içten insan olmak zor.

Kan akıtmak kolay, acıtmak kolay,
Acıyan yarayı saran olmak zor.

Nefse uymak kolay, hırslanmak kolay,
Nefsini, hırsını yenen olmak zor.

Yuva kurmak, evlenmek kolay,
Yuvada huzura eren olmak zor .

Yaşam kolay, doğmak, yaşlanmak kolay,
İnsanca yaşlanmak, insan olmak zor!

anonim





yazının tamamı