hülya konar'ın kişisel değişim ve gelişim, kariyer, iş hayatı, insan ilişkileri konusunda bilgi, kişisel tecrübe ve gözlemlerini paylaştığı web günlüğü. hülyaca ❤: Nisan 2009

kime göre, neye göre




Ceza yada ödül , kişinin nereden baktığına veya
içinde bulunduğu mevcut duruma göre farklı değerlendirilebilir!

Elleri bileklerinden kesildiği için üzülmesi gereken bu adam,
özgürlüğüne engel olan kelepçelerinden kurtulduğu için
seviniyor oysa...


olaylar nereden baktığınıza göre farklı sonuçlar verebilir



yazının tamamı

bu şarkı beni çok mutlu ediyor

Enerji dolu ,
Kıpır kıpır ,
Güne yada işe başlama isteği uyandıran ,
Sabah uyanmak için saat alarmı olmaya en uygun ,
Antidepresan etkisi olan ,
Çok neşeli ,
Biter gibi başlayan şahane bir şarkı


...

Frankie Valli - The Four Seasons - Beggin



beggiiiiiiiiiin, put your lovin hand out beybiii




Öneri:
Ortamınız uygunsa sesi sonuna kadar açınız :)









Beggin' - Frankie Valli video re-mix (youtube)


yada

buradan listeye bakabilirsiniz .



Album: Frankie Valli & The Four Seasons



1. Beggin' (Pilooski Re-Edit)
2. The Night (Pilooksi Re-Edit)
3. Lets Hang On
4. Working My Way Back To You
5. Can’t Take My Eyes Off You
6. Will You Love Me Tomorrow
7. Who Loves You (Pilooski Re-edit)
8. December 1963
9. Walk Like A Man
10. You're Ready Now
11. Grease
12. Stay
13. Bye Bye Baby
14. Big Girls Don't Cry




Frankie Valli
yazının tamamı

kayıp ve kazanç





"Hayatta en önemli şey
kazançlarımızı kullanmak değildir.

Bunu herkes yapar.

Asıl önemli olan
kayıplarımızdan kazanç sağlamamızdır."

William Bolith






yazının tamamı

şefik hayatından memnun



Hayatımızdan memnun olmak ,
başa ne gelirse çekmek , herşeye yada herkese
tabir-i caizse "eyvallah" demekmiş
gibi algılanır pek çok kişi tarafından...

Bu olumsuz yaklaşım da kişilerde doğal olarak
olumsuz ve asi duygular uyandırabiliyor.

Oysa insanın yaşadığı hayatından memnun olması ,
yaşadıklarına ve sahip olduklarına şükretmesi ,
onun hiç ideali yada geleceğe dair planları ,
hayalleri olmadığı anlamına gelmemeli.

Bakınız Şefik'e...


Şefik hayatından memnun,
ya siz ?







yazının tamamı

atın ölümü arpadan mı olsun





video




yazının tamamı

düşünemeyenler hep kavga içindedir



"Siz hiç bir sarrafın bağırdığını duydunuz mu ?
Kıymetli malı olanlar bağırmaz .
Domatesçi, zerzevatçı bağırır ama kuyumcu bağırmaz .
Eskici bağırır ama antikacı bağırmaz .
Düşünen adam bağırmaz ,
İnsan bağırırken düşünemez .
Düşünemeyenler ise hep kavga içindedir."






yazının tamamı

april ☼ nisan




içimden geldi ...
öylesine ...



hülya




gördüğünüz gibi ~

☺ scrabble oynamayı ,

ne sıcak ne soğuk olan nisan ayını ☼ ,

nisan ayına april demeyi ,

bol kesim paçaları yerleri süpüren kot pantolonlarımı,

retro yani 70' lerin desenlerini ve renklerini ,

çayır çimen yeşillik ☺ alanları ,

ve fotoğraf çekmeyi

çok seviyorum ♥

hülya



yazının tamamı

One Day A Big Wind will Come!



One Day A Big Wind will Come!


One Day A Big Wind will Come



yazının tamamı

işinize yarayabilir!



Özgürlük Sana Kanat Verir!

Ben tüm hayatım boyunca uyumsuz birisi oldum. Ailemin içinde, dinimde, ülkemde. Ve bundan çok büyük bir keyif aldım çünkü özgürlük, toplumla uyumsuz olmak birey olmak demektir.

Varolan kurulu düzenle uyumlu olmak, bireyliğini kaybetmek demektir. Ve bütün dünyan bundan ibaret.

Uzlaşmaya gidip bireyliğini kaybettiğin an, her şeyi kaybetmiş olursun. İntihar etmiş olursun. Yaşadığımız dünya düzenine uyum sağlamış olan insanlar, kendilerini yok etmiş olan insanlardır.

Bunun çok büyük bir cesaret, çok güçlü bir özgürlük duygusu gerektirdiği kesin; aksi halde bütün dünyaya karşı tek başına direnemezsin. Ama bütün dünyaya karşı çıkmak o kadar büyük bir keyif, neşe ve lütuftur ki, hayatlarında hiç toplumla uyumsuzluk yaşamamış olanlar bunu anlayamaz.

İnsanlık tarihindeki bütün büyük isimler toplumlarında birer çıban başı olmuştur. İnsanoğlunun mutluluğuna ve dünyanın güzelliğine katkı yapmış olan bütün insanlar, toplumlarıyla çatışma içinde olmuştur. Uyumsuz olmak çok değerli bir niteliktir.

Hiçbir noktada taviz verme. İlk uzlaşma, senin yıkımının başlangıcıdır.

Bununla, inatçı olman gerektiğini söylemiyorum; eğer bir şeyin doğru olduğunu görüyorsan, ona uy. Ama bir şeyin doğru olmadığını fark ettiğin an, bütün dünya doğru olduğunu hissediyor olsa bile, o şey artık senin için doğru değildir. Konumunu sabitle. Bu sana dayanma gücü, azim ve belli bir bütünlük verecektir.

Uyumsuz olmak demek, egoist olmak demek değildir. Eğer bir egoistsen, er ya da geç uzlaşmaya gidersin. Ne zaman daha egoist olmanı sağlayacak bir grup insan, bir toplum ya da bir ülke bulursan, hemen o topluma uyum sağlarsın. Gerçek uyumsuz mütevazı bir insandır, o yüzden kimse onu içine çekemez. O özgürdür, çünkü egosundan özgürleşmiştir.

Benim anlayışıma göre sadece zeki olan ve birey olan insanlar dışlanır. İtaatkâr insanlar, bireyselliği olmayan insanlar, ifade özgürlüğü olmayan insanlar, hiçbir şeye hayır diyemeyen, kendi arzusuna karşı olsa bile evet demeye hazır olan insanlar bu dünyada saygın bir konuma yükselirler. Onlar başkan olur, onlar başbakan olur. Onlar, sırf intihar etmiş oldukları için her şekilde saygı görürler. Onlar artık yaşamıyor, fosilleşmiş durumdalar. Yaşayan bir insanı nasıl belirli bir kalıp içine sokabilirsin? Her birey özgündür. Neden bir başkasının kalıbına sığsın ki?

Dünyadaki bütün mutsuzluk çok basit bir şekilde açıklanabilir: Herkes, doğalarının olmalarını istediği şeyin ne olduğu araştırılmadan, başkaları tarafından kesilip, kalıplanarak bir düzene uyduruluyor. Varoluşa bir fırsat bile vermiyorlar. Çocuk doğduğu andan itibaren onu bozmaya başlıyorlar. Tabii, tamamen iyi niyetli olarak. Hiçbir ebeveyn bunu bilinçli olarak yapmıyor ama onlar da aynı şekilde şartlandırılmışlar. O da aynı şeyi çocuğuna uyguluyor; başka bir yol bilmiyor ki.

itaat etmeyen çocuk sürekli ayıplanıyor. itaatkâr çocuk ise sürekli övülüyor. Peki ama sen hiç itaatkâr bir çocuğun herhangi bir yaratıcı alanda dünyaca ünlü olduğunu gördün mü? Sen hiç edebiyat, barış ya da bilim Nobel ödülü almış itaatkâr bir çocuk duydun mu? itaatkâr çocuk sıradan kalabalığın bir parçası olur.

Ben her yerde sürekli bir uyumsuz olarak yaşadım ve her anını, her damlasını keyifle yaşadım.

Sadece kendin olmak o kadar güzel bir yolculuk ki!

OSHO





yazının tamamı